12.sınıf edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12.sınıf edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2014 Cumartesi

YEDİ MEŞALECİLER-YEDİ MEŞALECİLER TOPLULUĞU-YEDİ MEŞALECİLER ŞİİR TOPLULUĞUNUN DÜŞÜNCELERİ-YEDİ MEŞALECİLER ŞAİRLERİ

Osmanoflar,ziya osman sabanın eserleri,ömer lütfi bahşi ödemişli mi,yedi meşaleciler topluluğunun sanatçıları,yedi meşalecilerin şiir hakkındaki düşünceleri,odalar ve sofalar, yaşar nabi nayır hayatı
 
YEDİ MEŞALECİLER

1928 yılında ortaya çıkan bu topluluk, şiir ve yazılarını “Yedi Meşale” adlı eserde toplamıştır. 

Türkiye’de Cumhuriyet döneminde “sanat sanat içindir” deyip öz şiir anlayışını benimseyen ilk grup Yedi Meşaleciler’dir. Bu grubun şairlerine göre şiir hiçbir fikir ve ideolojik düşüncenin hizmetinde kullanılamaz. Gerçek şiir, sanat için yazılan, samimi ve yenilik dolu olan şiirdir.

Yedi Meşalecilerin özellikleri şunlardır:
  • Sanat, sanat için olmalıdır.
  • Edebiyatta taklitten kaçınılmalı, daima özgünlük, yenilik, samimiyet, canlılık aranmalıdır.
  • Batılı ilkelerle sanat yapılmalı, geleneksel temalar yerine yeni temalar şiire girmelidir.
  • Şiirde konu zenginliğini artırmak için hayalden yararlanılmalıdır.
  • Şiirde milli ölçümüz olan hece ölçüsünü kullanmışlardır.
  • Çarpıcı imge ve benzetmelerle şiirleri zenginleştirmişler ve eserleri ustalıkla yapılmış birer tablo değeri taşır.
  • Fransız sembolistlerin etkisinde kalarak eserlerini oluşturmuşlardır.
  • Edebiyatımızda kısa süreli bir yankı uyandıran Yedi Meşaleciler topluluğu, hedeflerini gerçekleştiremeden dağılmışlardır.
Yedi Meşaleciler Topluluğun Sanatçıları:

1. SABRİ ESAD SİYAVUŞGİL (1907 – 1968)
İlgi çeken ev içi eşya ve  betimlemelerinden  sonra özellikle çevirileri ve edebiyatı yakından takip eden denemeleriyle edebiyatla olan bağlantısını sürdürdü. Psikoloji profesörü olarak ilmi çalışmalara kendisini verdi. Şiirlerini "Odalar ve Sofalar" adlı kitapta topladı.

2. YAŞAR NABİ NAYIR (1908 – 1981)
Şiirlerini "Kahramanlar" ve "Onar Mısra" adlı eserlerde topladı ve diğer edebiyat türlerinde eserler verdi. 1933 yılında çıkarmaya başladığı Varlık dergisini ömür boyu devam ettirdi. (Dergi hâlâ varlığını devam ettirmektedir.) Bu dergi Türk edebiyatının gelişmesinde, yeni kabiliyetlerin yetişmesinde ve tanıtılmasında önemli rol oynadı. Ayrıca Varlık yayınlarıyla da bir edebiyat kütüphanesi kurdu. 

3. MUAMMER LÜTFİ BAHŞİ (1903 – 1947)
"Türk Akdeniz" dergisinin yazar kadrosunda yer aldı. Çeşitli dergilerde yayımlanan şiirlerini kitaplaştırmamıştır. Topluluğun dağılmasından sonra bütünüyle edebiyattan koptu. 

4. VASFİ MAHİR KOCATÜRK (1907 – 1961)
Şiirlerini "Tunç Sesleri", "Geçmiş Geceler", "Bizim Türküler", "Ergenekon" adlı eserlerde topladı. Asıl çalışmasını edebiyat tarihi ve incelemesine ayırdı. 

5. CEVDET KUDRET SOLOK (1907 – 1992)
Şiirlerini "Birinci Perde" adlı kitabında  topladı. Roman ve tiyatro türlerinde de eser veren Cevdet Kudret, okul kitapları ve edebiyat tarihimizle ilgili ciddi eserler yazdı.

6. ZİYA OSMAN SABA (1910 – 1957)
Grubun şiire en sadık şahsiyeti oldu. "Sebil ve Güvercinler", "Geçen Zaman", "Nefes Almak" adlı kitaplarında şiirlerini toplayan Ziya Osman Saba hikâyeler de yazmıştır. Özellikle ev içi şiirler yazdı ve kendisinden daha kabiliyetli bir başka şaire, Behçet Necatigil’e örnek oldu. Şair yalnızlık duygusunu ve hatıraları şiirlerinde başarıyla dile getirir. Heceyi, duraklarında değişiklik yapmadan kılınır. Serbest şiir örnekleri de vermiştir. Ziya Osman, bütün insanların mutlu olduğu ve herkesin hoşgörü içinde yaşadığı bir dünya özlemiyle yaşar. Bu yönüyle Yunus Emre ve Mevlana geleneğinin modern çağdaki sesidir.

7. KENAN HULUSİ KORAY (1906 – 1944)
İçlerindeki tek hikâye yazardır. Yaşadığı sürede beş hikâye kitabı yayınlamış, “Osmanoflar” romanı ve kısa hikâyelerinin birçoğu gazete sayfalarında kaybolup gitmiştir. Gazeteciliğinin de etkisiyle küçük hikâye tarzını benimseyen sanatçı, Cumhuriyet döneminde korku türünde örnekler veren ilk hikâyecidir. Önemli hikâyeleri: "Bir Yudum Su", "Osmanoflar", "Bahar Hikâyeleri", "Bir Otelde Yedi Kişi".

ÖZ ŞİİR ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞAİRLER-SAF ŞİİR ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞAİRLER

ÖZ ŞİİR ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞAİRLER,SAF ŞİİR ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞAİRLER,NECİP FAZIL KISAKÜREK,BİR ADAM YARATMAK ÖZETİ,ahmet hamdi tanpınar,huzur romanının özeti,Om Mani Padme Hum,fransız sembolistler
 
Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şairler

1. NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905 – 1983)
  • Şiirleri ve tiyatrolarıyla ün kazanmış usta bir yazardır.
  • “Büyük Doğu” ve “Ağaç” dergilerini çıkarmıştır.
  • Fransız sembolistlerinden ve halk şiirinden yararlanarak heceyle kendine has, başarılı şiirler yazmıştır.
  • İlk dönem şiirlerinden sonra mistik konuları, madde ve ruh ilişkisini, insanın evrendeki yerini konu edinen şiirler yazmıştır.
  • “Kaldırımlar” şiiriyle geniş bir kesim tarafından tanınmış ve sevilmiştir.
  • Şiirlerini “Çile” başlığı altında bir kitapta toplamış ve bu kitapta şiir anlayışını düzyazı olarak anlatmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı, Çile
  • Oyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Sabırtaşı, Para, Nam-ı Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Yunus Emre, Abdülhamit Han, Ahşap Konak, Siyah Pelerinli Adam
  • Öykü: Hikâyelerim
  • Roman: Aynadaki Yalan
  • Anı: Yılanlı Kuyudan
2. AHMET HAMDİ TANPINAR (1901 – 1962)
  • Şiir, öykü, roman, edebiyat tarihi, makale, deneme alanlarında eserler vermiştir.
  • Eserlerinde Doğu-Batı çatışması, “rüya” ve “zaman” kavramları, “geçmişe özlem”, “mimari” ve “musiki” öne çıkar.
  • “Ne içindeyim zamanın! Ne de büsbütün dışında” dizeleri onun zamanı kavrayışının özünü vermektedir.
  • “Bursa’da Zaman” şiiri geniş bir kesim tarafından sevilmiştir.
  • Ahmet Haşim’in özellikle de Yahya Kemal’in etkisinde kalmış, Sembolizmden etkilenmiştir.
  • Romanlarında psikolojik tahlillere önemle eğilen yazarın; kendine has bir üslubu vardır.
  • Yazarlığı dışında İstanbul Üniversitesi’nde edebiyat profesörlüğü, milletvekilliği de yapmıştır.
  • “Beş Şehir” adlı önemli deneme kitabında Ankara, Erzurum, Bursa, Konya ve İstanbul’u anlatmıştır.
  • “Huzur” romanı, aşkı, psikolojiyi ve Doğu-Batı karşıtlığını içerir; roman kişilerinin adlarının verildiği dört bölümden oluşur: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz.
  • Eserleri:
  • Şiir: Bütün Şiirleri
  • Roman: Mahur Beste, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur, Sahnenin Dışındakiler, Aynadaki Kadın.
  • Öykü: Abdullah Efendi’nin Rüyaları, Yaz Yağmuru.
  • Deneme: Beş Şehir, Yaşadığım Gibi.
  • Makale – İnceleme: Yahya Kemal, XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi, Edebiyat Üzerine Makaleler.
3. AHMET MUHİP DIRANAS (1908 – 1980)
  • Şiirleriyle tanınmakla birlikte tiyatro eserleri de vardır. Fransız sembolizmiyle Türk şiir geleneğini başarıyla kaynaştırmıştır.
  • Hece ölçüsüyle biçimsel mükemmelliğe önem verdiği şiirler yazmıştır. Aşk, insanın iç dünyası gibi bireysel duyguları işlemiştir.
  • Kar, Olvido, Ağrı ve Fahriye Abla şiirleriyle sevilmiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Şiirler
  • Oyun: Gölgeler, O Böyle İstemezdi. 
4. CAHİT SITKI TARANCI (1910 – 1956)
  • Otuz Beş Yaş, Desem ki ve Gün Eksilmesin Penceremden şiirleriyle tanınır.
  • Şiirlerinin çoğunda ölüm konusunu işlemiştir.
  • Romantizm ve sembolizmden etkilenmiştir.
  • Hece ölçüsüyle yazdığı şiirleri de serbest şiirleri de vardır.
  • Şiirde biçime, kafiyeye ve ahenge önem vermiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel, Ömrümde Sükût, Sonrası
  • Mektup: Ziya’ya Mektuplar
5. ASAF HALET ÇELEBİ (1907 – 1958)
  • Hiçbir akıma girmeyen kendine has bir şairdir.
  • Gençlik yıllarında divan edebiyatından etkilendi. Gazeller ve rubailer yazdı.
  • 1937′den sonra serbest ölçü kullanmaya ve Batı şiirinin tekniklerine yönelmeye başladı.
  • Şiirlerinde dinlerden, ideolojilerden, toplumsal olaylardan çok Anadolu-İran-Hindistan çizgisi üzerinde uzanan bir yaşamın görünümlerini sesler aracılığıyla dile getirdi.
  • Eserleri:
  • Şiir: He, Lâmelif, Om Mani Padme Hum

ÖZ ŞİİR ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞİİR-SAF ŞİİR AKIMI-ÖZ ŞİİR ANLAYIŞINI SÜRDÜREN SANATÇILAR

saf şiir anlayışı, öz şiir anlayışını sürdüren şiir, öz şiir anlayışını sürdüren şairler,öz şiir anlayışını sürdüren sanatçılar,öz şiir anlayışı ahmat haşimin hangi makalesi ile başlar, saf şiir anlayışı ahmet haşimin şiir hakkında bazı mülahazalar adlı yazısı ile başlar

ÖZ ŞİİR ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞİİR 

Türk edebiyatında “Saf Şiir” (Öz Şiir) eğilimi Ahmet Haşim’in yazmış olduğu “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” adlı makalesiyle başlar.

Sanatın bir biçim sorunu olduğuna inanan bu sanatçılar için önemli olan iyi ve güzel şiir yazmaktır. Bu anlayışla kendilerine özgü imge düzeni oluştururlar. Özgün ve yaratıcı olan bu imgeler, dilin mantığına uygun ve dilin anlam alanını genişletir ve dile yeni olanaklar sunan bir yapıya sahiptir. Dilde öze dönme düşüncesi, kendini rahat şiir yazma şeklinde ilk öge olarak gösterir. Şiirsel anlatımın zirvesine ulaşmak düşüncesi ile dilin yücelişi paralellik gösterir.

Şiirde her türlü ideolojik düşüncenin dışında kalarak sadece okuyucuda estetik haz uyandıran şiir yazma eğilimi, bu şairleri her türlü mektepleşme eğiliminin dışında kalıp bireysel şahsiyetler olarak şiir yazmaya yöneltmiştir.

Şiiri asil bir sanat olarak kabul eden bu şairlerde düşsel ve bireysel yön ağır basar. İçsel ve bireyci bir yaklaşımla evrensel insan tecrübesini dile getirirler. 

Saf şiir anlayışında estetik tavır ön plana çıkmaktadır. Bu anlayıştaki şairler öğretici (didaktik) bilgiden uzak durup bir şey öğretmeyi değil, musikiyle ya da musikinin çağrıştırdığı, uyandırdığı imgelerle insanın estetik duyarlılığını doyurmayı amaçlamışlardır. Yani bu sanatçılar şiirde anlama fazla önem vermezler. Anlaşılmak için değil; duyulmak, hissedilmek için şiir yazarlar.

Şiirde biçim endişesi duyan bu şairlerde dize ve dil baş tacı edilmiştir. Disiplinli çalışarak mükemmele varan saf şiir yazma endişesi eserlerde kendini hissettirir.

Gizemsellik, simgecilik, bireysellik, ruh, ölüm, masal, rüya, mit temalarının yoğun olarak işlendiği bu şiirler zekâ ve bilinçle bütünleştirilerek yazılmıştır.

Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiirin Özellikleri:
  • Milli Edebiyat Döneminin şiir hareketleri bu akımın oluşmasında etkili olmuştur.
  • Bu akımın sanatçıları tarafından şiir dili her şeyin üzerinde görülür.
  • Şiir bir biçim (form) sorunudur. Ahenk söyleyiş tarzı, müzikalite, kafiye ile sağlanır.
  • Amaç iyi ve güzel şiir yazabilmektir.
  • Dilde sadeleşme görülür.
  • Şiir, asil bir sanat olarak kabul edilir.
  • Bu akımın şairleri için en değerli şey dizedir.
  • Şairlerin kendilerine özgü bir imge düzenleri vardır.
  • İçsel bir yaklaşımla insan anlatılır.
  • Şiirin toplum için değil sanat için olduğunu iddia ederler ve şiirlerini sanat için yazarlar. "Sanat için sanat" görüşü hakimdir.
  • Şiirler ideolojik düşüncenin esiri olmamalıdır.
  • Güzel şiir ancak disiplinli bir çalışma ile elde edilir.
  • Şiir emek işidir.
  • ÖZ ŞİİR ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞAİRLER İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ...

22 Aralık 2013 Pazar

CUMHURİYET DÖNEMİNDE HALK ŞİİRİ VE TEMSİLCİLERİ-CUMHURİYET DÖNEMİNDE HALK ŞİİRİNİN ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ

Aşık Feymani,Aşık veysel Şatıroğlu,Şeref Teşlıova,Aşık Mahsuni Şerif, Murat Çobanoğlu,Abdürrahim Karakoç,Cumhuriyet döneminde halk şiirinin Genel özellikleri,cumhuriyet dönemi türk şiirinin önemli temsilcileri,cumhuriyet dönemi türk şiirinin temsilcileri
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK HALK ŞİİRİ 

Cumhuriyet idaresinin kabulüyle birlikte halk kültürüne büyük önem verilmiştir. Cumhuriyet döneminde de halkın duygu ve düşüncelerinin her zaman tercümanı olan halk şiiri yaşamaya devam etmiştir.


Cumhuriyet Dönemi Halk Şiirinin Özellikleri:
  • Halk şairleri eski geleneğe bağlı olarak usta-çırak ilişkisi içinde yetişmeye devam etmişlerdir.
  • Genel olarak saz eşliğinde ve belli bir ezgi ile şiir söyleme geleneğinin takipçisidirler.
  • Saz çalma geleneğine uymayıp sadece şiir yazan şairler de vardır. (Abdurrahim Karakoç gibi)
  • Bu dönem halk şairleri, şiirlerinde geleneksel konuların yanında güncel konuları da işlemişlerdir.
  • 19. yüzyıl halk şiirine göre Cumhuriyet dönemi halk şiirleri daha sade bir dille söylenmiştir.
  • 20. yüzyıl Türk halk şiirinde Divan şiiri etkisi ve Arapça-Farsça sözcüklerin kullanımı oldukça azalmıştır.
Cumhuriyet Dönemi Halk Şiirinin Önemli Temsilcileri:
1. ÂŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU (1894 – 1973)
  • Sivas’ın Şarkışla ilçesinde doğan şair, gözlerini yedi yaşında kaybetmiş ve öğrenim görememiştir.
  • Şiirlerinde vatan, toprak sevgisi ve aşkı gibi temaları ustaca işlemiştir.
  • Ahmet Kutsi Tecer tarafından keşfedilmiş, şiirlerini hece ölçüsüyle söylemiştir
  • Pek çok şiiri bestelenmiş, sadece türkü formunda değil pop müzik tarzında da söylenmiş ve geniş halk kitlelerine ulaşmıştır.
  • “Kara Toprak”, “Uzun İnce Bir Yoldayım” gibi şiirleriyle oldukça sevilmiştir.
  • Eseri:
  • Şiir: Dostlar Beni Hatırlasın
2. ABDURRAHİM KARAKOÇ (1932 – 2012)
  • Saz çalmamakla birlikte halk şiiri gelenekleri doğrultusunda eserlerini kaleme almıştır.
  • Politik taşlamalarıyla tanınan şair, “Mihriban” adlı şiiri oldukça beğenilmiş ve türk haline getirilmiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Hasan’a Mektuplar, Haber Bülteni, Kan Yazısı, Vur Emri, Beşinci Mevsim
3. ÂŞIK MAHSUNİ ŞERİF (1940 – 2002)
  • Halkın sıkıntılarını toplumcu bir bakış açısıyla anlatmış, güncel siyaseti konu alan politik şiirler ve taşlamalar yazmıştır.
  • Şiirlerini saz eşliğinde söylemiştir.
  • Asıl adı Şerif Cırık'tır.
  • Eserleri:
  • Şiir: İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım, Bu Mezarda Bir Garip Var, Dom Dom Kurşunu, Yuh Yuh, Bizden Geriler
4. ÂŞIK MURAT ÇOBANOĞLU (1940 – 2005)
  • Âşıklık geleneğinin bir parçası olan türkülü hikayeler anlatma konusunda oldukça başarılıdır.
  • Kendi türkülerinin yanında usta malı türküleri de genç kuşaklara aktararak halk edebiyatı kültürüne katkıda bulunmuştur.
  • Kars'ta uzun yıllar sürdürdüğü âşık kahvesi işletmeciliği ile sanatkarları ve dinleyicileri buluşturmuştur.
  • Bir rüyasında bade içerek saz çalmaya ve şiir söylemeye başlamıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Cumhuriyet Destanı, Öğretmen, Dertli Bülbül, Neyine Güvenemem Yalan Dünyanın, Yaradan
5. ÂŞIK ŞEREF TAŞLIOVA (1938 – …)
  • Günümüz saz şiirinin önde gelen temsilcilerindendir.
  • Şiirlerinde aşk, hasret, tabiat ve sosyal konuları işlemiştir.
  • Kars'ın Çıldır ilçesinde doğmuştur.
  • Eserleri:
  • Şiir: Ben Bir Şeyda Bülbül, Güzel Görünür, Gönül Bahçesi
6. ÂŞIK FEYMANİ (1942 – …)
  • Şiirlerinde tasavvufi deyişlere yer veren şair, atışma alanında büyük başarı göstermiştir.
  • Çukurovalı âşıklar arasında büyük saygınlığı vardır.
  • Önceleri "Çoban Osman" mahlası ile şiirler söylemiş; ancak daha rüyasında söylenen "Feymani" mahlası ile şiirler söylemiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Ahu Gözlüm, Barışmam, Anadolum, Mevlana, Elveda, Bugün Bayramdır

CUMHURİYET DÖNEMİNDE COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİR) VE ÖZELLİKLERİ

Cumhuriyet Dönemi Türk şiiri,Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin genel özellikleri, Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin yapı özellikleri,Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin içerik ve anlatım özellikleri,Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin toplumcu gerçekçi yapısı
 
Cumhuriyet döneminde Türk şiirinin genel özellikleri şöyledir:

  • Şiirlerde kullanılan dil son derece anlaşılır ve yalındır.
  • Şiirde aruz ölçüsü büyük bir çoğunluk tarafından terk edilmiş ve milli ölçümüz olan hece ölçüsü yaygınlaşmıştır.
  • Ahmet Haşim, Yahya Kemal gibi bazı şairler aruz ölçüsüyle şiir yazmaya devam etmiştir.
  • Halk şiiri geleneği, Cumhuriyet dönemi Türk şiiri için en önemli kaynak olmuştur.
  • Şiirlerde destansı söyleyiş dikkati çeker.
  • Nutuk havası taşıyan didaktik (öğretici) şiirler de yazılmıştır.
  • Şiirlerde gurbet teması sıkça işlenmiştir.
  • Millet sevgisi, yurdu tanıtma ve yüceltme coşkusu şiirlerde önemli bir yer tutar.
  • Bu dönemde Anadolu insanını ve Anadolu’yu anlatan şiirler yazılmıştır.
  • "Beş Hececiler"in izinden giden Kemalettin Kamu, Behçet Kemal, Ahmet Kutsi, Ömer Bedrettin gibi şairler duygusal bir üslupla Anadolu’yu anlatmış, övmüşlerdir.
  • Anadolu’ya yönelme ilke durumundadır; ancak çoğu şair Anadolu’ya dıştan bakmıştır.
  • Nazım Hikmet, Ahmet Arif, Fazıl Hüsnü, Cahit Külebi gibi şairler Anadolu’yu gerçekçi (toplumcu-gerçekçi) biçimde anlatmıştır.
  • Şiirde şekil ve içerik (muhteva) bakımından büyük değişiklikler olmuş, çeşitli şiir toplulukları ortaya çıkmıştır.
  • 1940 yılından sonra serbest şiirin yaygınlaştığı görülür.

21 Aralık 2013 Cumartesi

CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÖNEMLİ DERGİLER-CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA ÖNEMLİ DERGİLER

kültür haftası,papirüs dergisi,şiiratı,büyük doğu,ağaç dergisi,çınaraltı dergisi,varlık edebiyat dergisi,mavi dergisi,Markopaşa, Merhumpaşa, Malümpaşa, Alibaba, Yedi Sekiz Paşa, Hür Markopaşa,halkın dostları dergisi,hisar dergisi,CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÖNEMLİ DERGİLER-CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA ÖNEMLİ DERGİLER,
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA ÖNEMLİ DERGİLER


Kültür Haftası (15 Ocak 1936-3 Haziran 1936): Peyami Safa ile İlhami Safa tarafından 1936 yılında yirmi bir sayı olarak yayımlanmıştır. Sanat, bilim ve edebiyatı “kültür” odağında birleştirmeyi, sağlamlaştırmayı esas alan, kültür meseleleri üzerinde yazılara yer veren bir dergidir. Dergi özellikle de roman ve köy edebiyatı üzerine tartışmalarla döneminde etkili olmuştur. En önemli meselenin "memleket edebiyatı" olduğuna dikkat çekilir. Dergide; Peyami Safa, Faruk Nafiz Çamlıbel, Halit Fahri Ozansoy, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi imzalar görülür.

Ağaç (1936): Necip Fazıl Kısakürek’in on yedi sayı olarak yayımladığı dergidir. Ağaç’ta sezgici ve milli bir sanat anlayışı hakimdir. Dergide; Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Kutsi Tecer, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ziya Osman Saba, Cahit Sıtkı Tarancı gibi imzalar görülür.

Çınaraltı (1941-1944): Orhan Seyfi Orhon ve Yusuf Ziya Ortaç tarafından yüz altmış bir sayı olarak yayım­lanmıştır. "Türkçü" sanat ve fikir dergisidir. Dergide, Türk kültürü ve Türk tarihi üzerine yoğunlaşılmıştır. Dergi, Kırım Türkleri edebiyatının önemli ismi İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, düşüncede, işte birlik." kuralını ilke edinmiştir. Çınaraltı’da Orhan Seyfi Orhan, Yusuf Ziya Ortaç, Halide Nusret Zorlutuna, Nihai Atsız, Peyami Safa, Behçet Kemal Çağlar, Faruk Nafiz Çamlıbel, Halit Fahri Ozansoy, Zeki Ömer Defne, Tarık Buğra gibi imzalar, eserlerini yayımlamışlardır.

Varlık (1933-...) : Yaşar Nabi Nayır tarafından Ankara’da yayımlanmaya başlayan dergi, 1946′dan itibaren İstanbul’da yayımlanmaktadır. Türk edebiyatının en uzun soluklu dergisi olan Varlık, kendi çizgisinden ödün vermeden farklı dönemlerde değişik akımlara ve anlayışlara ev sahipliği yapmıştır. "Garip" anlayışına uygun ilk örneklere ve köy edebiyatı ürünlerine sayfalarında yer vermiştir. Dergi, günümüzde de yayımlanmaya devam etmektedir. Dergide; Abdülhak Şinasi Hisar, Attila ilhan, Behçet Necatigil, Cahit Sıtkı Tarancı, Cevdet Kudret, Ceyhun Atuf Kansu, Necati Cumalı, Nurullah Ataç, Orhan Veli, Sabahattin Kudret Aksal, Sait Faik, Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi birçok yazar ve şairin ürünlerine yer verilmiştir.

Büyük Doğu (1943-1955): Necip Fazıl Kısakürek tarafından ilk sayısı yayımlanan dergidir. Büyük Doğu, kimi zaman bir dergi kimi zaman da bir gazete özelliği gösterir. Büyük Doğu; siyasi, edebi, fikri, aktüel vb. içeriklidir. Dönem dönem derginin siyasi ya da edebi yönü ağırlık kazanmıştır.

Markopaşa(1946-1950):  Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz tarafından halkçı, toplumcu gerçekçi bir anlayışla çıkarılan siyaset, mizah, hiciv dergisidir. Sürekli yasaklanan dergi; Markopaşa, Merhumpaşa, Malümpaşa, Alibaba, Yedi Sekiz Paşa, Hür Markopaşa gibi birçok adla yayın hayatını sürdür­müştür. 

Hisar: Munis Faik Ozansoy tarafından çıkarılan derginin ilk sayısı 1950′de yayımlanmış ve dergi, iki ayrı dönemde yayın hayatını sürdürmüştür: 1950 – 1957 arasında yetmiş beş sayı, 1964 – 1980 arası iki yüz iki sayı yayımlanmıştır. derginin ilkesi "eski şiirimizden, milli kültür ve edebiyatımızdan kopmadan yani ve güzel bir şiir sergilemek"tir. Türk edebiyatında uzun soluklu ve önemli bir dergi olan Hisar’da başta şiir olmak üzere pek çok edebi türle ilgili yazılar yer almıştır. Resim, müzik, sinema yazılarının da yer aldığı dergi, kendi çevresinde oluşturduğu Hisar topluluğuyla önem kazanmıştır. Hisarcıların en önemli sanat ilkesi “milli’” olanla “yeni”yi bir araya getirmek olmuştur. Gelenekten ayrılmayan bağımsız bir sanat anlayışını savunan Hisarcılar, Batı’nın taklit edilmesine karşıdırlar. Dergide; Mehmet Çınarlı, Munis Faik Ozansoy, İlhan Geçer, Turgut Özakman, Mustafa Necati Karaer, Gültekin Samanoğlu, Nevzat Yalçın, Mehmet Kaplan gibi yazar ve şairler eserler yayımlamışlardır.

Yaprak (1 Ocak 1949-15 Haziran 1950): Orhan Veli tarafından on beş günde bir yayımlanan dergidir. Dergi, gazete boyutunda tek yapraktan oluşmaktadır. Orhan Veli’nin ölümünün ardından arka­daşları tarafından Son Yaprak adlı özel bir sayı yayımlanmıştır. Dergide ağırlıklı olarak Garip anlayışına uygun ürünler yayım­lanmıştır. Yaprak’ta; Orhan Veli, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Cahit Külebi, Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi isimlerin ürünleri yer almıştır.

Türk Dili: Ankara’da 1951 yılında, Türk Dil Kurumu’nun aylık yayını olarak yayımlanan dergi, Türk dilinin ve edebiyatının en uzun soluklu dergilerinden biridir. Türk Dili dergisi; sadece dil konusunda yazılan makalelerin, yazıların, incelemelerin yayımlandığı bir dergi değildir. Bütün edebi türlere ait yazıların ve incelemelerin yer aldığı bir dergidir. Derginin çıkardığı özel sayılar ve verdiği ödüller derginin dile ve edebiyata katkısını daha da artırmıştır. Türk Dili dergisinde Doğan Hızlan, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Nurullah Ataç, Oktay Akbal, Orhan Hançerlioğlu, Peyami Safa, Sabahattin Kudret Aksal, Salah Birsel, Suut Kemal Yetkin gibi birçok imza yer almıştır.

Mavi (1952-1956): Ankara’da yayımlanmaya başlamıştır. Mavi dergisi çıkış amacını derginin ilk sayısında açıklamış ve sayfalarının ulusal sanatı eserlerinde yansıtan sanatçılara açık olduğunu belirtmiştir. Mavi dergisinde, yirmi birinci sayısından itibaren yazmaya başlasa da, Mavi topluluğu denilince akla gelen ilk isim Attila İlhan olmuştur. Garip akımında ve daha önceki sanat anlayışlarına karşı çıkan Attila İlhan, toplumcu gerçekçi sanatın ne olduğunu anlattığı yazılarıyla derginin yönünü toplumcu edebiyata çevirmiştir. Dergide; Attila İlhan, Ahmet Oktay, Özdemir Nutku, Ülkü Arman, Ferit Edgü, Orhan Duru, Demir Özlü gibi imzaların eserleri yayımlanmıştır.

Papirüs (1966-1970): Cemal Süreya Seber'in çıkardığı dergidir. Dergi, yayın hayatına aralıklarla devam etmiştir. Cemal Süreya’nın imzasız başyazılarıyla dikkat çeken dergide, özellikle şiirler ve şiir üzerine yazılan yazılar yayımlanmıştır. Dergi, edebiyatımızı değerlendirmedeki başarısı, eleştirilerindeki nesnellik ile di,kkat çekmiştir. Papirüs’te Can Yücel Cemal Süreya, Mehmet H. Doğan, Turgut Uyar, Ülkü Tamer gibi imzalar öne çıkmıştır.

Halkın Dostları: İlk sayısı 1970′te Aylık Devrimci Sanat ve Kültür Dergisi alt başlığıyla İstanbul’da yayımlanan dergi, üçüncü sayıdan sonra Ankara’ya taşınmıştır. Dergiyi Ataol Behramoğlu ve İsmet Özel beraber çıkarmışlardır. Dergiye Süreyya Berfe, Özkan Mert, Asım Bezirci, Nihat Behram gibi imzalar da katkıda bulunmuşlardır.

Şiiratı: İlk sayısı Seyhan Erözçelik, Vural Bahadır Bayrıl, Osman Hakan, Orhan Alkayatarafından 1986 yılında yayımlanan dergi 1994′e kadar 7 sayı yayımlanmıştır. 2004′te tekrar yayımlanmaya başlanan Şiiratı dergisi, 1980 sonrası şiirin önemli toplanma yerlerinden biri olmuştur. Dergide Haydar Ergülen, Hilmi Yavuz, Vural Bahadır Bayrıl, Osman Hakan, Lale Müldür, Orhan Alkaya ve Seyhan Erözçelik gibi imzaların ürünleri yayımlanmıştır.

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA ÖĞRETİCİ METİNLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ-CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA ÖĞRETİCİ METİNLERİN TEMSİLCİLERİ

İSMAİL HABİB SEVÜK,SUUT KEMAL YETKİN,NURULLAH ATAÇ,CEMİL MERİÇ,SABAHATTİN EYÜBOĞLU,ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR,CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA ÖĞRETİCİ METİNLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ,CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA ÖĞRETİCİ METİNLERİN TEMSİLCİLERİ,CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA ÖĞRETİCİ METİNLER

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA ÖĞRETİCİ METİNLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ VE CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA ÖĞRETİCİ METİNLERİN TEMSİLCİLERİ

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında öğretici metinlerin genel özellikleri şunlardır:
  • Cumhuriyet döneminde öğretici metinler bakımından büyük ilerlemeler kaydedilmiş; deneme, makale, gezi yazısı, hatıra, fıkra, eleştiri gibi alanlarda önemli eserler verilmiştir.
  • Öğretici metinlerin genel amaçlarına uygun olarak bilgi verme, düşündürme, açıklama amaçlanmış; metnin yapısı dil ve anlatımı, kullanılan motifler bu amaçlara göre belirlenmiştir.
  • Sanatçılar, Kurtuluş Savaşı’dan yeni çıkmış olan ülkenin Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda büyük bir kalkınmaya girişmesi sonucunda millete ve milletin kültürüne yönelmiş, eserlerde Anadolu ve Anadolu insanını anlatmışlardır.
  • Bu tür metinlerde günlük konuşma dilindeki Türkçe kelimeler, halk söyleyişlerindeki tamlamalar kullanılır; Arapça ve Farsça sözcüklere fazla yer verilmez.
  • Bu dönem yazarları, öğretici metinlerde terim ve kavramları, gündelik yaşama ait kelime ve kelime gruplarını kullanarak edebi bakımdan güçlü bir anlatıma ulaşmayı düşünürler.
  • Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı öğretici metinlerinde yazı dilinin konuşma diline yaklaştırılması, açık, sade ve anlaşılır bir dilin kullanılması daha fazla okura ulaşılmasını sağlamıştır.
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında öğretici metin türlerinde eserler kaleme alan önemli sanatçılar şunlardır:
1. NURULLAH ATAÇ (1898 – 1957)
  • Deneme ve eleştiri türünde oldukça başarılıdır. Hatta bu türlerde ustalaşmıştır.
  • Batılı anlamda ilk deneme ve eleştiri yazılarının sahibidir.
  • 1940’tan sonraki yazılarında Türkçeyi özleştirme çabası öne çıkar.
  • Eserleri:
  • Deneme-Eleştiri: Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Sözden Söze, Ararken, Diyelim, Söz Arasında, Okuruma Mektuplar.
  • Günlük: Günce.
2. SUUT KEMAL YETKİN (1903 – 1980)
  • Deneme ve eleştiriyle tanınmıştır.
  • Sanat, estetik, resim ve felsefe gibi alanlarda eserler kaleme almıştır.
  • Düşüncelerini açık ve yalın bir anlatımla yazmıştır.
  • Eserleri:
  • Deneme: Günlerin Götürdüğü, Edebiyat Konuşmaları, Edebiyat Üzerine, Düşün Payı, Yokuşa Doğru, Şiir Üzerine Düşünceler, Denemeler
  • İnceleme-Araştırma: Ahmet Haşim ve Sembolizm, Sanat Felsefesi, Edebiyatta Akımlar.
3. İSMAİL HABİP SEVÜK (1892 – 1954)
  • Milli mücadeleye destek veren önemli yazarlarımızdan biridir.
  • “İzmir’e Doğru” ve “Açıksöz” gazetelerinde başyazarlık yapmıştır.
  • Türk edebiyatı tarihi, anı, gezi yazısı gibi türlerde eserler yazmıştır.
  • Eserleri:
  • Edebiyat Tarihi – İnceleme: Türk Teceddüt Tarihi, Avrupa Edebiyatı ve Biz, Edebiyat Bilgileri
  • Gezi Yazısı: Tuna’dan Batı’ya Yurttan Yazılar
  • Anı: O Zamanlar
4. CEMİL MERİÇ (1917 – 1987)
  • Deneme türünün usta isimlerinden biridir.
  • Denemeleri dışında, edebiyat tarihi, felsefe, tarih çalışmaları ve çevirileri de vardır.
  • Eserleri:
  • Deneme: Bu Ülke, Mağaradakiler
  • Araştırıma-İnceleme: Umrandan Uygarlığa, Kırk Ambar, Bir Dünyanın Eşiğinde.
5. SABAHATTİN EYÜBOĞLU (1908 – 1973)
  • Deneme ustalarındandır.
  • Araştırma ve incelemeleri de vardır.
  • Eserleri:
  • Deneme: Mavi ile Kara, Sanat Üzerine Denemeler
6. ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR (1883 – 1963)
  • İstanbul’un lüks semtlerini ve Boğaziçi’ni, eski aşklarını, eğlencelerini anlatmıştır.
  • Anlaşılır bir dille, anı, makale, öykü ve romanlar yazmıştır.
  • Anıları ve CHP roman yarışmasında (1942) üçüncü olan Fehim Bey ve Biz adlı romanı önemli eserleridir.
  • Eserleri:
  • Anı: Boğaziçi Mehtapları, Boğaziçi Yalıları, Geçmiş Zaman Köşkleri, İstanbul ve Pierre Loti
  • Roman: Fehim Bey ve Biz

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI-CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI,CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU,CUMHURİYET DÖNEMİ EDEBİYATÇILARI,CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ ÖZELLİKLERİ,CUMHURİYET DÖNEMİNDE EDEBİYATIMIZ

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU
Kurtuluş Savaşı zaferle bittikten sonra milli egemenliğe da­yanan demokratik ve laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti kurulur.

Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak için hemen her alanda köklü devrimler yapılır.

Dil ve tarih alanlarında yapılan ancak dağınık bir halde çalışmalar örgütle­nip kurumsallaştırılır.

Ülkenin kalkındırılması ve bayındır hale getirilmesi için köklü icraatlar yapılır.

Böylece ülke gerçeklerine ve çağın gereklerine uy­gun yepyeni bir devlet yapısı oluşturulur.

Çağdaş bir devletin kurulması, Ankara’nın başkent olması, halkçılığın devlet programına girmesi, bilimsel ve lâik anlayışa dayanan milli eğitimin öngörülmesi, kadın özgürlüğü gibi toplumun çehresini değiştiren yeni durumlar, sanat ve edebiyatımızı da oldukça etkiler. 

Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar gelen sü­reçte sosyal yapıdaki çeşitlilik; sanatçıların değişik düşün­celer doğrultusunda çeşitli konuları, farklı anlatım yöntemleri kullanarak çeşitli biçimsel kalıplarla ya da hiçbir kalıba, kurala bağlı olmadan yansıtmasına olarak tanımıştır.
Cumhuriyetin ilanından sonra edebiyatımız, çağdaş anlayışlar doğrultusunda gelişmesini başarıyla sürdürmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarında “Beş Hececiler” adı ile bilinen şairler topluluğu, en parlak dönemlerini yaşamaktaydı. Yine bu yıllarda Kurtuluş Savaşı’nın etkisiyle edebiyatta genel olarak Anadolu’ya bir yöneliş başlar. Milli Edebiyatçılar, Bağımsızlar ve Beş Hececiler de yine bu dönemde eserler vermeye devam ederler.

Özellikleri:
  • Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış ve dildeki sadeleşme çabaları aralıksız olarak sürmüştür.
  • Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış gerçekçi bir anlayış güdülmüştür.
  • Aruz ölçüsünün yerini milli ölçümüz olan hece ölçüsü almış, şiirlerde de günlük konuşma dili kullanılmıştır. Yine bu dönemde şiirin biçimce daha da serbest hale gelmesi sağlanmıştır.
  • Şiir, roman, hikâye ve tiyatro gibi türlerde önemli gelişmeler olmuştur. Romanda ve hikâyede halk gerçekleri tamamen yerleşmiştir. Yine tiyatro ve deneme alanında büyük gelişmeler gösterilmiştir.
  • Cumhuriyetin kuruluşuyla 1940 (İkinci Dünya Savaşı) yılları arasında eser veren şair ve yazarlar genellikle daha önceki Milli Edebiyat akımının etkisinde tam anlamıyla “yerli” ve “halka doğru”; veya Batı’nın, özellikle Fransız edebiyatının etkisinde kalarak kişisel yollarında yürümüşlerdir.
  • Bu dönemde edebiyatımız İstanbul aydınlarının tekelinden kurtulmaya başlamıştır. Anadolu’dan aydın yetişmeye başlamıştır.
  • Bu dönemden itibaren farklı edebi topluluklar ortaya çıkmaya başlamıştır.

23 Kasım 2013 Cumartesi

12. SINIF TÜRK EDEBİYATI KONU ANLATIM LİSTESİ-12. SINIF EDEBİYAT MÜFREDATI-12. SINIF EDEBİYAT KONU ANLATIM LİSTESİ

12. SINIF TÜRK EDEBİYATI KONU ANLATIM LİSTESİ,12. SINIF EDEBİYAT MÜFREDATI,12. SINIF EDEBİYAT KONU ANLATIM LİSTESİ,LİSE SON EDEBİYAT DERSİ MÜFREDATI,LİSE SON TÜRK EDEBİYATI DERSİ KONU ANLATIM LİSTESİ



12. SINIF TÜRK EDEBİYATI ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANA GÖRE HAZIRLANAN KONU ANLATIM LİSTESİ

1. ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI (1923 – …) 
     Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının Oluşumu

2. ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER 

   1. Cumhuriyet Dönemindeki Öğretici Metinlerin Özellikleri ve Temsilcileri
   2. Cumhuriyet Döneminde Edebi Dergiler

3. ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİNDE COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİRLER)

   1. Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir
       *Yedi Meşaleciler
   2. Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir (1920-1960)
   3. Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir
       *Beş Hececiler
       *Hisarcılar
   4. Garip Hareketi (I. Yeni) (1940-1954)
   5. Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir 
       *Maviciler
   6. İkinci Yeni (1954-1960)
   7. İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiir (1960-1980)
   8. 1980 Sonrası Şiir
   9. Cumhuriyet Döneminde Halk Şiiri

4. ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİNDE OLAY ÇEVRESİNDE OLUŞAN EDEBÎ METİNLER 

   1. Anlatmaya Bağlı Edebî Metinler (Hikâye-Roman)
      a. Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Eserler
      b. Toplumcu Gerçekçi Eserler
      c. Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Eserler
      ç. Modernizmi Esas Alan Eserler

   2. Göstermeye Bağlı Edebî Metinler (Tiyatro Metinleri veya Drama Metinleri)

   3. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının Genel Özellikleri
Türkiye Dışındaki Çağdaş Türk Edebiyatı

18 Kasım 2013 Pazartesi

12. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KONULARI-12. SINIF EDEBİYAT KONULARI-LİSE SON SINIF EDEBİYAT KONULARI

12. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KONULARI,12. SINIF EDEBİYAT KONULARI,LİSE SON SINIF EDEBİYAT KONULARI,EDEBİYAT KONULARI 12. SINIF,12. sınıf Türk Edebiyatı müfredatı,lise son edebiyat müfredatı,lise son edebiyat konuları
12. SINIF TÜRK EDEBİYATI KONULARI

1. ÜNİTE - CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU
                   I. Dünya Savaşı ve Sonrası Kronolojik Tarihi


12. SINIF EDEBİYAT KONULARI
2. ÜNİTE - CUMHURİYET DÖNEMİ'NDE ÖĞRETİCİ METİNLER
                   Deneme
                   Makale
                   Gezi Yazısı
                   Anı (Hatıra)
                   Fıkra
                   Türk Edebiyatında Önemli Dergiler

3. ÜNİTE - CUMHURİYET DÖNEMİ'NDE COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİR)
                 Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir (1920-1940)
                 Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir (1920-1940)
                 Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir (1920-1950
                 Garip Hareketi (I. Yeni) (1940-1950)
                 Toplumcu Şiir Zevk ve Anlayışını Ön Plana Çıkaranlar (1940-1960)
                 Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir (1940-1960)
                 İkinci Yeni Şiiri (1950-1965)
                 İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiiri (1960-1980)
                 1980 Sonrası Şiir
                 Cumhuriyet Dönemi'nde Halk Şiiri
                 Türk Edebiyatında Şairler ve Şiirleri

4. ÜNİTE - CUMHURİYET DÖNEMİ'NDE OLAY ÇEVRESİNDE OLUŞAN EDEBİ METİNLER
                  1. Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler (Hikaye-Roman)
                        Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Eserler
                        Toplumcu Gerçekçi Eserler
                        Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Eserler
                        Modernizmi Esas Alan Eserler
                  2. Göstermeye Bağlı Edebi Metinler (Tiyatro)
                  3. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının Genel Özellikleri

13 Kasım 2013 Çarşamba

NATÜRALİZM EDEBİ AKIMI-NATÜRALİZM NEDİR? NATÜRALİZM-DOĞALCILIK NEDİR

NATÜRALİZM EDEBİ AKIMI,NATÜRALİZM NEDİR,NATÜRALİZM,DOĞALCILIK NEDİR,determinizm nedir,determinizmin anlamı,determinist nedir,
Natüralizm (doğalcılık),
realizmin bir üstü olarak Fransa'da 19. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkmış bir edebiyat akımıdır. 
Emile Zola, bu akımın en önemli temsilcisidir. 
Eserlerde genellikle kötümser bir hava hakimdir. Determinizmin edebşyata uyarlanmış halidir. 
Sanatçı bir bilim insanı gibi davranır. Toplumu bir laboratuvar gibi görür. Bu akımda deney ve gözleme yer verilir. 
Bu akımı benimseyen yazarlar insanı doğal hali ile vermeye çalışırlar. 
Bu akımla yazılmış eserlerde günlük konuşma dili hakimdir, biçim gzelliği ve üslup kaygısı gözetilmemiştir. Ayrıntılı tasvire yer verilir. 
Emile Zola, Maupassant, A. Dumas,J. Steinbeck, Nabizade Nazım, Beşir Fuat, H. Rahmi Gürpınar bu akımın temsilcilerindendir.

30 Ekim 2013 Çarşamba

TANZİMAT DÖNEMİNDE YAYIMLANAN GAZETELER-TANZİMAT DÖNEMİNDE ÇIKARILAN GAZETELER


TANZİMAT DÖNEMİNDE YAYIMLANAN GAZETELER-TANZİMAT DÖNEMİNDE ÇIKARILAN GAZETELER  
TANZİMAT DÖNEMİNDE YAYIMLANAN GAZETELERİN KRONOLOJİK SIRALAMASI-TANZİMAT DÖNEMİNDE ÇIKARILAN GAZETELERİN KRONOLOJİK SIRALAMASI

  • Takvim-i Vekayi ilk resmi gazete olarak 1831 yılında yayımlanır.
  • Ceride-i Havadis yarı resmi (yarı özel) gazetedir. İngiliz Churchill tarafından 1840 yılında yayımlanır.
  • Tercüman-ı Ahval, ilk özel Türk gazetesi olarak 1860yılında yayımlanır. Şinasi ve Agah Efendi ile birlikte çıkarılır. 
  • Tasvir-i Efkâr gazetesi, ikinci özel gazete olarak Şinasi tarafından 1862 yılında yayımlanır. ve gazetenin başyazarlığına Namık Kemal getirilir.
  • Muhbir gazetesi 1866 yılında yayımlanır. Kurucusu Ali Suavi’dir.
  • İbret gazetesi 1870 yılında Ahmet Mithat Efendi tarafından çıkarılır.
  • Namık Kemal ile Ziya Paşa yurt dışında (Londra'da çıkarılmış) çıkarılan ilk gazete olan Hürriyet‘i 1868′de yayımlamışlardır. Daha sonra Ziya Paşa, gazeteyi İsviçre'nin Cenevre kentinde tek başına çıkarmaya devam etmiştir.
  • Tercüman-ı Hakikat gazetesi, 1878′de Ahmet Mithat Efendi tarafından çıkarılır.
  • Basiret, Basiretçi Ali Efendi tarafından günlük ve siyasi olarak çıkarılmaya başlanan önemli bir gazetedir.
  • İttihad, Abdullah Kamil Beyefendi tarafından çıkarılmıştır.
  • Devir ve Bedir 1872 yılında Ahmet Mithat Efendi tarafından çıkarılmıştır.
  • Sabah 1876′da Şemsettin Sami tarafından çıkarılmıştır.
  • Tercüman-ı Şark ise 1878 yılında Şemsettin Sami tarafından çıkarılmıştır.