12 Şubat 2012 Pazar

50 Battles That Changed The World, (Dünyayı Değiştiren 50 Savaş), William Weir

50 Battles That Changed The World, (Dünyayı Değiştiren 50 Savaş), William Weir, New Page Books, 2001, ABD
 
MÖ. 490'dan bu güne Dünyayı değiştiren 50 savaş.
Tarihteki en önemli 50 savaşı listeleme girişimi mecburen taraflı olacaktır. Hele hele bunları önem derecesine göre sıralamak daha büyük bir olaydır. Yazar, savaşları değerlendirirken ölçü olarak, ne kadar büyük bir değişiklik yaptığını ve bu değişikliğin bizi ne kadar etkilediğini dikkate almıştır.
    Yazar, bu değişiklikler ve etkileri konusunda özgürlük ve demokrasiye en başta yer vermiştir. Ayrıca, anarşi yerine düzen de listede en başlarda yer almıştır.
    Tarihteki savaşları değerlendirirken diğer bir bakış açısı da savaşan taraflardır. Tarih genel anlamda batı ile doğu arasında meydana elen çatışmalarla doludur. Dünyada genel anlamda iki kültür vardır: Doğu ve Batı. Doğu ve Batı hep çarpışmış ama biri diğerini yok edememiştir.

1. SAVAŞ
MARATHON MÖ 490

Savaşanlar    : Yunanlılar ile Persler.
Önemi    : Demokrasinin yaşaması.
    Küçük bir demokratik kent devleti olan Yunanlılar ile büyük bir imparatorluk olan Pers İmparatorluğu arasında yapılmıştır. Yunanistan’ın Maraton platosunda olmuştur. Yunanlıların başkomutanı Callimachus, Perslerin kralı büyük kral olarak adlandırılan 1. Darius’tu. Yunan ordusunun büyük çoğunluğu zırhlı piyadelerden oluşmuştu. Pers ordusunun ise çoğu atlıydı. Savaş sonunda, 11.000 kişilik Yunan ordusu, 100.000 kişilik Pers ordusunu yendi. Böylece son kalan Yunan toprakları Persler tarafından ele geçirilmemiş, Demokrasi ölmemiştir. Pheidippides isimli haberci, Yunan zaferini Atina’ya haber vermek için Maraton ovasından 40 km. mesafeyi hiç durmadan koştuktan sonra zaferi haber vermiş ve olduğu yere yığılıp ölmüştür. Maraton koşusu bunun anısına düzenlenmiştir.

2. SAVAŞ
NİKA AYAKLANMASI MS 532
Savaşanlar    : İmparatorluk güçleri ile İsyancılar.
Önemi    : Roma Hukuku’nun yaşaması.


    Çevresindeki çok güçlü devletlere rağmen Bizans İmparatorluğu için asıl tehlike içeriden gelmekteydi. İmparator Justinian dış tehditlere karşı başarılı oldu. Ordunun başına genç bir subay olan Belisarius’u getirdi. Ancak, atadığı diğer kişi olan Kapadokyalı John tam bir yıkım getirdi. Çok fazla vergi aldığı için küçük çiftçiler iflas etti ve İstanbul’a göç etti. Şehrin suç oranı çok artmıştı. Siyasal ve dinsel anlaşmazlıklar şiddetli kavgalara neden oluyordu. Sokak savaşları Maviler ve Yeşiller denilen iki grup tarafından destekleniyordu. Maviler ve Yeşiller isimlerini, at yarışları için hipodroma girdikleri kapının renginden alıyorlardı. 532 yılında İmparator’a karşı büyük bir ayaklanma oldu. İmparatorun orduları önce ayaklanmayı bastırmada yetersiz kaldı. Fakat sonra Mavileri ikna etti, ayaklanma komutan Belisarius tarafından Hipodromda bastırıldı ve 30.000 Yeşil öldürüldü.Böylece İmparator ülkede istikrarı sağladı, çeşitli reformlara girişti. Bunların en başında Roma Hukuku alanında yapılan “Medeni Hukuk Yasaları” oldu ve bu reform çağdaş Avrupa Hukukunun gelişmesinde de temel oldu.

3. SAVAŞ
BUNKER HILL MS 1775
Savaşanlar    : Amerikalılar ile İngilizler.
Önemi    : Amerikan bağımsızlığı.
    Bunker Hill küçük bir kaleydi. İngilizler, uzun mücadelelerden sonra kaleyi ele geçirmeyi başardı. Ancak buna karşın, Amerikalılar güçlü İngilizlere karşı mücadele edebileceklerini anladılar ve güvenlerini kazandılar. Bu kaybedilen kaleden daha önemliydi ve cephaneleri bitene kadar güçlü İngiliz ordusuna karşı başarı ile mücadele ettiler.Eğer, Amerikalılar direnmeye devam etseydi, İngilizler umutsuz bir durum ile karşı karşıya kalabileceklerdi. Çünkü, Philaladelphia, 18’nci yüzyılda herhangi bir gücün kontrol edebileceğinden daha büyük bir alana sahipti.

4. SAVAŞ
ARBELA MÖ 331
Savaşanlar    : Makedonlar ile Persler.
Önemi    : Batı Medeniyeti.
    Ninova yakınlarında Arbela bölgesinde başlamıştır. Makedonların başında Büyük İskender, Perslerin başında ise Darius vardı. Büyük İskender Mısır ve Suriye’yi ele geçirdikten sonra İran’a yapılacak savaş için hazırlıklara başladı. Persler sayıca çok daha fazlaydı. Ayrıca savaşta filleri de kullandılar. Ancak Darius iyi bir komutan değildi. Buna karşın Büyük İskender çok iyi bir komutandı. Sonunda nitelik, nicelikten üstün geldi ve Büyük İskender savaştan galip olarak ayrıldı. Böylece o zamana kadar tarihin en büyük imparatorluğu olarak bilinen Pers İmparatorluğunun kaderi çizilmiş oldu. Babil ve Susa şehirlerinin kapıları Büyük İskender’e açıldı. Büyük İskender askeri ve ekonomik gücün Asya’dan Avrupa’ya kaymasını sağladı.

5. SAVAŞ
HATTIN MS 1187
Savaşanlar    : Haçlılar ile Müslümanlar.
Önemi    : Hristiyanlık ile Müslümalık arasındaki mücadele.
    Selahaddin Eyyubi komutasındaki eyyubi ordusunun, Haçlıların elindeki Kudüs Krallığını büyük bir yenilgiye uğrattığı savaştır. Kudüs’ü elinde bulundurmak isteyen Haçlı ordusu, susuzluktan kırılmaktaydı. Hattin kasabasına yaklaşan Haçlı ordusu burada su olacağını düşündü. Ancak, Selahaddin çok iyi bir stratejistti. İyi bir savunma düzeni oluşturdu. Atlı okçuların eski taktikleri galip geldi. Araplar “Çin’den gelen kar”  olarak nitelendirdikleri barutu biliyor ve Avrupalılardan önce kullanıyorlardı. Yapılan savaşta Haçlı ordusunun çoğu ya öldü ya da esir oldu. Bu zafer, Haçlı seferlerinin seyrini değiştirdi. Kudüs 100 yıl sonra yeniden Müslümanların eline geçmiştir.
   
6. SAVAŞ
DIU MS 1509
Savaşanlar    : Portekizliler ile İslam Ordusu.
Önemi    : Uzakdoğu ve Hindistan ile ticaret.
    İslam dünyası ve Osmanlı İmparatorluğu sınırlarını gittikçe genişletmekteydi. Hindistan üzerindeki etkisini kaybetmek istemeyen Portekizliler ile Osmanlı-Mısır donanmaları DIU’da karşı karşıya geldiler.Gelişmiş topları sayesinde Portekizliler Osmanlı-Mısır donanmasını yenilgiye uğrattı. Böylece, 15’inci yüzyıl başında İslam’ın bütün dünyayı etkisi altına alacağı düşüncesi, Hint Okyanusu’nda Diu’da batmış oldu. Portekizliler Hint Okyanusu’nda üstünlük kurmaya başladılar.
   
7. SAVAŞ
BRİTANYA MS 1940
Savaşanlar    : İngilizler ile Almanlar.
Önemi    : Demokrasinin Yaşaması.
    Britanya savaşı, Alman Hava Kuvvetleri Luftwaffe’nin Kraliyet Hava Kuvvetleri RAF’a karşı, Britanya için planlanmış bir çıkarma ve işgal harekatı için karşı hava üstünlüğü elde etmek amacıyla giriştiği hava savaşları dizisidir.Polonya, Danimarka, Norveç, Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve sonunda Fransa’yı işgal eden Hitler’in yeni hedefi İngiltere idi. Fransızlar’ın büyük bir balon gibi sönmüştü.  Hitler, İngiltere’yi 4 günde ele geçireceğini düşünüyordu. Önce Hava Kuvvetlerini gönderdi. İngilizlerin hava gücü Almanlara göre zayıftı. Ama büyük bir süratle sürekli savaş uçağı üretiyorlardı. Almanlar her saldırıda daha fazla kayıp veriyordu. Sonuçta, eylül ayına kadar hem saldırılarında istenen sonuç alınamadı, hem de beklenen deniz çıkarması gerçekleşemedi. Almanlar, savaş uçakları yerine, hava alanlarına ve uçak fabrikalarına saldırsaydı, sonuç daha farklı olabilirdi.

8. SAVAŞ
İSTANBUL MS 1203
Savaşanlar    : Haçlılar ve Venedikliler ile Doğu Romalılar.
Önemi    : İstanbul’un Türklere karşı rolü.
    Haçlılar, Kudüs’ü kurtarmak amacıyla yeni bir sefer hazırlığına giriştiler. Papa tüm Avrupa’yı sefere davet etti. Toplanan ordunun başına İtalyan Bonifacio getirildi. Ordunun Mısır’a çıkması planlanmıştı. Ancak İstanbul’da isyan çıkınca, ordu Mısır yerine İstanbul’a yöneldi. Dünyanın en iyi korunan şehri olarak birçok devletin saldırısından korunan İstanbul işgal edildi. Buradaki Bizans İmparatorluğu yerine bir Latin İmparatorluğu kuruldu.İstanbul’un işgal edilmesi, buradaki yönetimin zayıflamasına neden oldu ve 250 yıl sonra İstanbul’un Türkler tarafından ele geçirilmesinde etkili oldu.

9. SAVAŞ
TSUSHIMA MS 1905

Savaşanlar    : Ruslar ile Japonlar.
Önemi    : Dar anlamda Mançurya’nın kontrolü, geniş anlamda Batı’nın uzak doğuyu kontrolü.
    Rusların Mançurya’yı, Japonların Kore’yi kontrol altına alma çabası, Rusşarla Japonları karşı karşıya getirmişti. Yapılan barış görüşmeleri olumsuzlukla sonuçlanmıştı. Rus donanması Japonlara nazaran sayıca üstün olmasına karşın, Japon gemilerinin daha yeni ve daha hızlı olması, ayrıca başarılı taktikler sonucu Japonlar Ruslara karşı ezici bir üstünlük sağladı. Rus gemilerinin çoğu battı ya da ele geçirildi. Bu savaşta destroyerler ilk kez etkili olarak kullanıldı. Büyük savaş gemilerinin büyük topları, gelişmiş nişangah sistemleri sayesinde uzun menzillere etkili atışlar yaptılar. Bu savaş sonrası Japonlar ve Amerikalılar rakip duruma geldiler. Japonya, Mançurya ve Çin üzerinde etkin konuma geldi, Rusya ise bu bölgeden çekilip Balkanlara yöneldi.

10. SAVAŞ
SARATOGA MS 1777

Savaşanlar    : Amerikalılar ile İngilizler.
Önemi    : Amerika Birleşik Devletleri’nin Bağımsızlığı.
    Bu savaş, Amerikan tarihinin en önemli zaferlerinden biridir. İngiliz Kraliyet ordusunun yenilgisi ile sonuçlanmıştır. İngiliz Kraliyet ordusu, 7.300, Amerikan kuvvetleri 12.000 kişiydi. Moral seviyesi üst düzeyde olan ve sayısı gittikçe artan Amerikan kuvvetleri, yorgun durumdaki İngiliz kuvvetlerini sarmıştır. Düşmanın ezici çoğunluğu ile başa çıkamayacağını ve yardım alamayacağını anlayan General Burgoyne yenilgiyi kabul etmiş ve teslim olmuştur.İngiliz ordusu silahlarını teslim etöiş, Hudson nehri’nin batı kıyısı boyunca ilerleyerek Kanada’ya çekilmiştir. Böylece yeni bir millet doğdu. Amerikalılar, bir kral olmadan kendi kendilerini yönetebileceklerini kanıtladılar. Birkaç yıl sonra diğer Latin Amerika halkları da aynı şeyi yaparak bağımsızlığa kavuştular.

11. SAVAŞ
VALMY MS 1792

Savaşanlar    : Fransızlar ile Prusyalılar.
Önemi    : Fransız devrimi ve Avrupa’da Demokrasi.
    Valmy, Fransa’nın kuzeyinde bir kasabadır. Burada, Fransızlar 20 Eylül 1972 günü Prusyalıları yenmiştir.
    Bir dizanteri salgını Fransa’ya saldıran Prusya kuvvetlerini güçsüz düşürmüştü. Prusyalılar, Valmy Savaşı’nı kaybettikten sonra geri çekildiler. Böylece Fransız devrimi kurtulmuştur. Bu savaşla Fransa, askeri anlamda iki düşünceyi dünyaya tanıtmıştır. Büyük ordular ve topyekün savaş. Bu savaşın en önemli yanı, ilk kez büyük bir Avrupa gücünün Demokrasiye geçmesi oldu.

12. SAVAŞ
ADRIANOPLE MS 378

Savaşanlar    : Romalılar ile Gotlar.
Önemi    : Roma İmparatorluğunun yaşaması ve süvarilerin rolü.
    İmparator Valens komutasındaki Roma ordularının Gotlara yenildiği savaştır. Kral dahil Roma Ordusunun üçte ikisi yaklaşık 40.000 kişi bu savaşta ölmüştür.600 yıl önceki Cannae savaşından sonraki en büyük Roma yenilgisiydi. Adrianople ile askeri tarihte ilk kez “Süvari çemberi” kullanıldı. Zırhlı süvariler Avrupa’daki savaşlarda büyük etki yaptı. Zırhlı piyadenin savaş alanlarındaki üstünlüğü böylece sona erdi. Romalılar, eski moral ve disiplinlerine sahip değildi. İmparator Valens’in de iyi bir komutan olmaması yenilgiyi hazırladı. Bu savaş Roma İmparatorluğunun sonunun başlangıcı oldu.

13. SAVAŞ
MİDWAY MS 1942

Savaşanlar    : Amerikalılar ile Japonlar.
Önemi    : ABD’nin büyük bir güç olarak yaşaması.
    Amerikan deniz kuvvetlerinin Pearl Harbour yenilgisinden sonra kaybettikleri deniz üstünlüğünü, Japon deniz kuvvetlerini yenerek ele geçirdikleri savaştır. Midway, Amerikalılar için büyük bir zaferdir. Japonları ilk kez büyük bir yenilgiye uğrattılar.Batan dört uçak gemisi, Japonların en tecrübeli hava ekiplerini barındırıyordu. Başka gemiler yapılsa bile, o tecrübedeki pilotları tekrar yetiştirmek mümkün değildi.Japonlar zafer kazanacaklarını umarken, tarihlerinin en ağır yenilgilerinden birini aldılar. Japon ilerleyişi durdu. Japon sanayisi, Amerika ile uçak üretimi yarışında başarısız oldu. Aynı şekilde, eski yöntemlerle yapılan pilot yetiştirme Amerikalılar karşısında yenilgiye uğradı.

14. SAVAŞ
HASTİNGS MS 1066

Savaşanlar    : İngilizler ile Normandiyalılar.
Önemi    : İngiltere’nin Avrupa’nın dışına Büyük İskandinavya’ya dahil edilip edilmeyeceği.
    İngiltere tahtına göz koyan Nrmandiya kralı William, İngiliz kanalını geçerek İngiltere’ye ayak bastı ve anglo-saksonların kralı İkinci Harold’u mağlup etti. Böylece Againcourt savaşına jadar, İngiltere’de Fransız etkisi hüküm sürdü.Kral Wiliam Roma İmparatorluğunun yıkılışından sonraki ilk merkezi Avrupa Devletini meydana getirdi. İngiltere yenildi, ama Fransa ve kutsal Roma İmparatorluğu gibi kaostan uzak yaşadı. Bu da güçlü İngiltere’nin doğuşunun başlangıcı oldu.

15. SAVAŞ
TENOCHTITLAN MS 1521

Savaşanlar    : İspanyollar ile Aztekler.
Önemi    : Yeni dünyada Avrupa etkisi ve Pasifik ticaret yolunun uzak doğuya açılması.
    Top, tüfek ve kılıçlarla donatılmış yüzbin kişilik İspanyol ordusu, mızrak, sapan ve oklarla savaşan Aztekleri yendi. İspanyolların kayıpları 1.000 dolayındadır. Azteklerin kayıpları ise çok daha fazla.Bir Avrupa gücü okyanusu aştı ve başka bir medeniyeti işgal etti. Daha önceleri liman şehirleri ve bazı adalar ele geçirilmişti. İlk kez ana kara ele geçirilmiş oldu. İspanyolların Yeni dünyadan gelen altın ve gümüşe boğulması, diğer Avrupalıların da Amerika’ya gelmesine yol açtı. İspanyol başarısı, yeni bir dünya oluşturdu. Ayrıca Pasifikten yeni bir ticaret yolu doğdu. Yeni dünya eski dünya ile iki taraftan entegre edildi.

16. SAVAŞ
STALİNGRAD MS 1942

Savaşanlar    : Almanlar ile Ruslar.
Önemi    : Nazi savaş azminin devamı ve Demokrasinin yaşaması.
    İkinci dünya savaşının doğu cephesinde, Nazi orduları ile Kızıl ordu arasında Stalingrad kentinin ele geçirilmesi için yapılan savaştır.İkinci dünya savaşının dönüm noktalarından biridir. Tarihin en kanlı savaşlarından biridir.Sovyetler Birliğini ele geçirmek Hitler’in en büyük hayaliydi. En büyük neden ise ideolojiydi. Sovyetler Birliğinin geniş enerji kaynakları da Almanya için oldukça önemliydi.Norveç, Danimarka, Fransa, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’dan sonra Hitler hedef olarak doğuyu seçmişti. Sırada Sovyetler Birliği vardı. Normal şartlar altında Sovyetler Birliği’ne saldırmak çok mantıklı değildi. SSCB, dünyanın en büyük ordusuna sahipti. En büyük tank gücü SSCB’deydi. Hava gücü de Almanlardan fazlaydı. Nüfusu Almanya’nın 3 katıydı. Apolyon gibi büyük bir general bile SSCB’yi ele geçirememişti. Hitler’in buna rağmen saldırı için en önemli nedeni SSCB ordusunun komuta kademesindeki zafiyetti. Komutanların çoğu ölmüş yada emekli olmuş, yerlerine Stalin’in güvendiği eski askerler getirilmişti. Ayrıca Kızıl ordunun 1940-41 Kış savaşında Finlandiya karşısındaki başarısızlığı, eski gücünde olmadığını gösteriyordu.Bu şartlar altında savaş başladı. Almanlar hızla SSCB içlerine ilerlediler. Hatta Moskova’yı ele geçirdiler. Ancak çok yoğun kış şartları Alman ordusunun alışık olmadığı bir durumdu. Ayrıca, çok geniş alanda özellikle ordunun petrol ihtiyacını karşılamakta büyük güçlük çekiliyordu. Stalin, batıdaki önemli fabrikaları doğuya kaydırmayı başarmıştı. Hitler en öncelikli olarak güneyde Ukrayna’daki zengin petrol yataklarının ele geçirilmesi emrini verdi. Fakat daha sonra, Stalin’in şehri olması nedeniyle psikolojik faktörler doğrultusunda Hitler, Stalingrad’ın ele geçirilmesi emrini verdi. Bu iş için en çok güvendiği general olan Friedrich Von Paulus’u görevlendirdi.Stalingrad savaşı hemen hemen tüm tarihçiler tarafından II. Dünya Savaşı’nın dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. Bu savaş, tarafların tüm güç ve azimlerini ortaya koydukları, kıran kırana süren ve sonuçta tarihin en kanlı savaşıdır.
Özellikle petrol azlığı Almanların yenilgisinde büyük rol oynadı. Friedrich Von Paulus 30 Ocak 1942’de Hitler tarafından Mareşalliğe getirildi, ancak aynı gün esir alındı. Sovyet propagandası için sözcü oldu ve savaştan sonra Doğu Almanya’ya yerleşti. Almanlar belki savaşı kazanabilirdi. Ancak petrol kaynakları yerine Stalingrad’a yönelmek büyük bir hataydı.

17. SAVAŞ
BUSTA GALLORUM  MS 552

Savaşanlar    : Romalılar ve Gotlar.
Önemi    : Avrupa’da Batı medeniyetinin devam etmesi.
Bu savaş, Doğu Romalı General Narses'in Gotların kralı Totila'yı mağlup etmesi ve Totila'nın kanlı muharebede öldürülmesiyle sona erdi.Bizans (Doğu Roma ) komutanı Narses, Gotların itlaya’daki gücünü kırdı ve yarımdaya İstanbul hakimiyetini getirdi.Kral Justinian, 551 yılında italya’yı Gotlardan geri almak istedi. Gotlar har zaman olduğu gibi denizden bir saldırı bekliyordu ancak komutan Narses 20.000 kişilik ordu ile karadan, Balkanlar üzerinden italya’ya doğru yürüdü.Butsa Gallorum yakınlarında Roma ordusu Gotların ordusu ile karşılaştı. Gotların başında Kral Totila vardı. Totila sayısal azlığı nedeniyle önce görüşmeler yaptı, fakat aniden Bizanslılara saldırdı ama ancak küçük bir tepe ele geçirebildi. 2.000 kişilik yedek bir süvari gücü bekşiyordu. Yedek güçulaşınca, Totila bütün güçleriyle Bizans ordusunun merkezine saldırsı ve cephenin yarılmasını umdu. Ancak, hazırlıklı olan Narses, çok iyi bir manevra ile Gotların kıskaca alınmasını sağladı. Got ordusu 6.000 kayıpla bozguna uğradı, Totila da kayıplar arasındaydı.

18. SAVAŞ
LECHFELD MS 955

Savaşanlar    : Almanlar ve Macarlar.
Önemi    : Batıya Avrasyadan yapılan yıkıcı saldırıların sonu ve Batı medeniyetinin gelişimi
Avrasyada Macarlar bir tehlike olarak belirmekteydi. Önceleri barışçı olan Macarlar, sonraları Batı’ya doğru saldırmaya başladılar. Yeni bir düşman belirmişti.Otto 28 yaşında kral oldu. İmparatorluğu yeniden inşa etmek çok zamanını aldı. Macarlar 937 den itibaren kademeli olarak Batı’ya saldırdı. 955 te de Almanya’ya. Ancak Otto bu sefer hazırlıklıydı. 8 ordu hazırladı.Macarlar için olmak ya da olmamak muhasebesini yapma noktası 10 Ağustos 955’tir. Bu tarih Macarların İmparator I.Otto karşısında Lechfeld’de kesin bir yenilgiye uğradıkları tarihtir.Bunun jeopolitik açıdan çok önemli bir olay olduğuna kuşku yoktur. Bir kere Batı yolunun kapalı olduğunu anlıyorlar. 10 saat süren savaş Almanların kesin zaferiyle sona erdi. Macarlar, MAcaristana geri çekildiler. 50 yıl sonra da Hristiyan oldular. Otto da Büyük otto olarak anılmaya başladı.Bu savaşın önemi, Avrasya steplerinden Batı’ya yapılan saldırıların sonu olmasıdır. Attila’dan bu yana yapılan düzenli saldırılar sona ermiştir.

19. SAVAŞ
DUBLIN MS 1916

Savaşanlar    :  İrlanda Cumhuriyetçileri ile İngiltere Ordusu
Önemi    : Küçük milletler de bağımsızlıklarını kazanmak için bir şansa sahiptir.
İrlanda gönüllüleri devamlı protesto yürüyüşü yapmaktadır bunun da nedeni İngilizlerin onları dini azınlık haline getirecek olan Yurt Kanunu Taslağıdır.İngilizler 700 yıldır İrlanda`dadır. İngiliz yönetimi görünüştedir. İngiliz gerçek fethi Tudor hanedanına kadar başlamamıştır. Tudor İrlanda’da protestalığın yaygınlaştırılmasını katliam olarak nitelenebilecek bir askeri operasyonla başlatmıştır. Kralcılar ile parlamento taraftarları arasındaki kanlı iç savaş herşeyi daha kötüleştirmiştir. Katoliklere cehenneme gitmeleri söyleniyordu. Ceza kanunları katoliklerin dinlerini uygulamalarını yasaklıyordu ve bunun cezası idamdı. İngiltere İrlandayı bir koloni olarak yönetiyordu.1798 tarihinde İrlandalılar ayaklandı. İngilizler acımasızca isyanı bastırdı.19. Yüzyılda İngilizler Katoliklere okullarını açma, işe girme, seçme hakkını verdi. İrlanda’yı yöneten Orta sınıf milliyetçilerin bir kısmı İngiliz Kraliyeti altında ingiltereden ayrı bir anayasal monarşiyi istemekte, diğerleri ise cumhuriyeti istemekteydi. İrlanda Cumhuriyeti Kardeşliği örgütü İrlanda Gönüllüleri liderliğine  sızdı. İsyancılar bağımsızlık binasında biraraya gelerek İrlanda Cumhuriyetinin kurulduğu ve kendilerinin İrlanda Cumhuriyet Ordusu olduklarını bildirdiler. İsyancılar Dublin çevresinde çelikten bir halka oluşturmayı planlamışlardı ancak İngiliz ordusu bu halkanın içine görünmeden sızabilmişti. İsyancılar kaleye yaptıkları saldırıda başarılı olamamıştı. Posta ofisini savunanlar ilginç bir şey görmüşlerdi. Caddede tekerlekli demirden kutuya benzer birşey ilerlemekteydi. Mermiler üzerinden sekmekteydi. Bir gönüllü, soförün bulunduğunu tahmin ettiği yerdeki yarığa ateş ederek onu durdurrmuştu. Zırhlı araçlar savaş aracı olarak değil ama ateş altında askerleri taşıyarak değerlerini ispatlamışlardı. Ateşkes görüşelerinde İrlandalılar teslim olmak için bazı şartlar ileri sürmüşler ancak İngilizler kayıtsız şartsız teslimi kabul etmişlerdir. Herşeye rağmen onlar İrlandalıydı. İngilizlerin yönetiminde gerçek bağımsızlığa sahip olamayacaklardı.Sinn Fein partisi her seçimde başarı gösterdi  ve 1918 seçiminden sonra İrlanda Parlementosunun tamamını kontrolü altına aldı. İngilizler yeni hükümeti baskı altına almak isteseler de İrlandalılar düşük yoğunluklu çatışmayla zayıf bir ülkenin kendine hükmeden güçlü olandan serbest kalmasını mümkün kılmışlardır.

20. SAVAŞ
EMMAUS MÖ 166

Savaşanlar    : Yahudiler ile Eski Yunanlılar
Önemi    : Yahudiliğin Hayatta Kalması
Yunanlılar Modin şehrine geldiler. Kral Antiochus Tanrının Kurallarını ortadan kaldırmak istiyordu. Puta tapmaktan kaçınanları öldürüyordu. Antiochus Büyük İskender İmparatorluğunun Perslerden  alınarak General Seleucus’a verilen bölümünü yönetiyordu. Pers İmparatorluğunun bir parçası olan İsrail Mısır Krallığının bir bölümü haline gelerek Ptolemy tarafından idare edilmekteydi. Savaşta İsrail bölünmüştü. Antiochus ülkesini tek din altında birleştirmek istiyordu. Askerlerini Kudüs’e gönderdi. Yunan memuru  halkı toplayarak kendi tanrılarına ibadet edilmesini  ve Matthias’tan buna önderlik etmesini istedi. Matthias bunu kabul etmedi ve oğullarının yardımıyla Yunan memurunu öldürdü. Mattias ve oğulları dağlara çekildi ve düzensiz bir ordu oluşturarak gerilla savaşına başladı.Kral Antiochus Yahudi isyancıların ana tehdidi oluşturduğuna karar vererek hazinesi ile paralı asker tutarak muazzam bir ordu oluşturdu. Judas askerlerini düzenli ordu şeklinde tertipledi. Savaşın sonucunda Yunanlılar Suriyeye geri çekilmeye karar verdiler ve Babillilerin Kudüs’ü işgalinden itibaren ilk defa Yahudiler bağımsızlıklarını kazandılar. Judasın zaferi İsrail’in bir asır sürecek bağımsızlığını mümkün kıldı. Kral Antiochus’un mezalimini sona erdirdi. Judas’ın zaferi Yahudiliğin sona ermeyeceğini gösterdi ve Hırıstiyanlığın doğuşuna imkan sağladı.

21. SAVAŞ
Yarmuk Vadisi MS 636

Savaşanlar    : Araplar  ile Eski Romalılar
Önemi    : İslamın Yayılması
Roma ve Pers İmparatorlukları iki ayrı fenerdi dünyayı aydınlatan. Ortak varlıkları hemen hemen barışçıl olmasına rağmen sınırda catışmalar devam etmekte ve Hırıstiyan Romalılar  ateşe tapan Perslileri küçümsemekteydi. Bu durum Büyük Kyrus’un imparator olmasına kadar devam etti. Kyrus Suriye, Kudüs, Şam ve Tarsusu ele geçirdi. Persliler İstanbul’un kapılarını çalıyordu. Afrilalı asker Heraclius yozlaşmış imparatoru tahttan indirdi. Heraclius kaybedilen yerler yerine doğrudan Anadolu’daki Pers ordusuna saldırdı. Persliler yenilgi sonrası aldıkları tüm yerleri geri verdiler. Heaclius Muhammed çevresinde birleşen Araplara karşı sefere çıktı. Muhammed Allah’a inanmayı, içkiden kötülüklerden kaçınmayı tavsiye ediyordu. İslam kurallarından biri Peygamberin öğretilerinden kaçınanlarla savaşmayı gerektiriyordu. Arap orduları Mezepotamya ve Suriye’ye ilerledi. Araplar bundan daha iyi zaman seçemezdiler. Uzun savaş yıllarında Pers ve Roma İmparatorlukları tükenmişti. Bir diğer avantaj da Romalıların dini çatışma içinde olmasıydı. Halit’in ordusunun belkemiği Bedouinlerdi. Bedouin atlı ve develi mobil birlikti. Bedouinler binili olduğu kadar inmiş olarak da savaşıyordu ve Roma ordusunda olduğu gibi ağır zırhlı değillerdi. Arap orduları piyadeleri Roma ordusuna saldırarak onları üzerine çekmeyi ve daha sonra asıl kuvvetleriyle onları pusuya düşürmeyi planlıyordu.  Yakıcı güney rüzgarının oluşturduğu kum fırtınasına Roma ordusu dayanamadı ve geri çekildi. Geri çekilen birçok asker vadide kayboldu.Yarmuk nehrindeki savaş Müslüman Arapların krallık ve imparatorluklar karşısında kazandığı ilk büyük savaş oldu. Halid’in zaferi gelecek bin yılda ana kuvvet olan islam ülkesinin yaratılmasına imkan sağladı.

22. SAVAŞ
Atlantik Savaşı  1939-1945

Savaşanlar    : Müttefik Deniz Kuvvetleri ile Alman U-Botları
Önemi    : İngiliz ve Müttefik Savaş Gücünün Devam Ettirilmesi
Almanlar küçük bir donanmaya sahipti. Dünya savaşlarında Amerikalılara denizaltı fikri Almanlar’dan gelse de 1941’lerde ABD Almanlardan daha fazla denizaltıya sahipti. Fransa’nın düşmesiyle Hitler denizaltı yapımı emrini vermişti ve muazzam hızla denizaltı üretimi başladı. Denizaltıları tespit imkanları da yeterli değildi. Amerikalıların sonar adını verdiği cihazlarla tespit yapılabiliyordu ancak bu da yetişmiş personel gerektiriyor ve menzili 1000 yardadan öteye geçemiyordu. Kısıtlamalarına rağmen Alman denizaltıları savaşlarını bir yolcu gemisini batırarak sansasyonel şekilde başlatmışlardı. Alman denizaltıları etkinliklerini Atlantik’te arttırmış ve batırdıkları gemiler ile İngiltere’yi savaşı kaybetmenin kıyısına getirmişlerdi. İngilizler denizaltılara karşı gemilerini konvoy haline getirerek korumaya başladılar. Ancak konvoylar gemileri korumak için yeterli olmadı. Denizaltılar gemileri torpillemek için geceleri yüzeye çıkıyor ve saldırı sonrası kolayca kaçıyorlardı.  
Almanlar kurt sürüsü stratejisini geliştirmişlerdi. Buna göre denizaltı bir konvoy gördüğünde saldırmıyor diğer denizaltılara da haber verip beraber konvoya taarruz ediyordu. Savaşın başlangıcında ABD sadece müttefiklere yardım ediyordu. Hitlerin de öncelikli hedefi SSCB idi. Japonların Pearl Harbour saldırısı ile ABD savaşa doğrudan dahil oldu. ABD koruma uçağı taşıyan gemiler geliştirdi. Havadan denizaltılar daha kolay tespit ediliyordu. Ancak denizaltılarla mücadele kolay olmadı. 1943 yılında denizaltılar doruk noktasına ulaştı. Bunun birçok nedeni vardı bunlardan biri müttefiklerin denizaltılar arasındaki haberleşme kriptosunu çözmüş olmasıdır. Denizaltı savaşı sadece teknoloji ile anılmadı konvoylardaki denizciler ne  zaman vurulacakları endişesi ile yaşıyordu. Alman denizaltılarındaki personel zayiat oranı da %75 ulaşmıştı.

23. SAVAŞ
Cannae MS 216

Savaşanlar    : Kartacalılar ile Romalılar
Önemi    : Roma ve Batı Medeniyetinin Devam Ettirilmesi
Kartaca’lı Hannibal Romalıları duyarak büyümüştü. Hayatı savaşlarda geçmişti. Hamilcar ile beraber İspanya’ya gitmişti. Hamilcar Kartaca generali idi ancak ordusu bağımsız bir duruma gelmişti. Onun ölümü sonrası Hannibal ordunun başına seçildi. Romalılar Hannibal’ın Romaya ileyleyeceğini hiç beklemiyorlardı. Romalı Scipio Massilia’ya ulaştığında Hannibal’in İspanya’da olmadığı ve doğuya ilerlediğini öğrendi. Hannibal Romaya ilerlerken üsse ihtiyaç duymuyor ve yolda ilerlerken askerlerini eğitiyor ve ordusunu büyütüyordu. Alpler’i geçmek kolay olmadı ama Kartaca ordusu bunu başardı. Hannibal Roma ordusu ile karşılaştı. Bugün onu piyadeler değil süvariler ilgilendiriyordu. Hannibal fillerle beraber Afrika’lı ve İspanyol süvarileri ileri sürdü. Fillerden ürken Roma süvarisi dağıldı. Roma ordusunun kalanları Placentia şehrine çekildi. Diğer Konsül Semprenius komutayı ele aldı. Uzun ve zorlu bir yürüyüşten sonra Kartaca ordusu ile karşılaştı ancak savaştan ancak 10.000 kişi Roma kamplarına geri dönebildi. Hannibal Romalıların kendisini takip etmesini istiyordu. Yeni Konsül Flaminius Hannibali takip etti ve onun hazırladığı pusuya düştü. Roma ordusunun büyük kısmı teslim oldu.Yeni seçimde Varro konsül seçildi. Roma muazzam bir ordu oluşturdu ve bunu konsüller arasında bölüştürmedi. Konsüller orduyu farklı günlerde yönetecekti.Varro orduyu kontrol edebilmek için cepheyi kısalttı yine de ordunun tamamını yönetmesi mümkün değildi ve ast birlik omutanlarına güvenmek zorundaydı. Hannibal savaş alanını seçmişti. Rüzgar arkadan esiyordu ve doğan güneş ve savaş alanındaki tozlar Romalıların üstüne doğru olacaktı. Askerleri sefere çıktığı askerler değildi onlar Akdenizin en tecrübeli ve disiplinli askerleri haline gelmişti.Hannibal Roma ordusunun her bölümü için farklı taktikler kullandı öncelikle süvarileri etkisiz hale getirerek Roma ordusunu birkez daha başarısızlığa uğrattı. Son başarısından sonra ordusuna daha fazla katılım bekledi ama beklediği olmadı. Hannibal İtalya’da kaldı 4 Roma ordusunu daha bozguna uğrattı ama bir isyana neden olamadı ve ordusu zayıfladı. Genç     Scipio Hannibalin taktiklerini öğrendi ve son savaşta Hannibal’i bozguna uğrattı. Bu savaş sonunda 14 yıl Hannibal İtalyayı yakıp yıktı. Latin çiftçiler topraklarından vazgeçerek büyük çiftlik sahiplerine sattılar. Roma Cumhuriyeti de kaybolarak yerine Roma İmparatorluğu ortaya çıktı.

24. SAVAŞ
Malplaquet  MS 1709 

Savaşanlar    : Fransızlar ile İngiliz Hollandalı ve Almanlar
Önemi    : İspanyol Tahtına Kimin Oturacağını Belirlemek
Fransa büyük bir ülke ve güçlü bir ordusu vardı. Ordusu birçok zafer kazanmıştı ve kral bundan şan ve şeref kazanmıştı. Kralın hedefi kan ve zafer değildi. Loui gereksiz kan dökülmesine karşıydı ve bu yeni bir trendi ortaya çıkardı. Ülkeleri yağmalamaktansa ikmal maddelerini depolarda stoklayarak ordular desteklenmeye başlandı.  İspanya kralının ölümü sonrası tahtta kimin geçeceği konusunda Avrupa ülkeleri iki gruba bölündü. Fransa ve İspanya ile onların karşısında Avusturya, İngiltere, Hollanda, Danimarka ve Alman Devletleri. Fransa iyi durumda değildi hazine azalmıştı geçmişteki Fransız ileri gelenleri artık yoktu. Müttefiklerin savaşları kanlı oldu ve sonuçta İspanyayı istila ettiler. Barış için birçok şart ileri sürdüler bunlardan sonuncusu ise torununu Louis İspanya tahtından alacaktı. Louis  savaşmak zorundaysam çocuklarımla değil düşmanlarımla savaşırım dedi ve Fransız halkına başvurdu. Halktan para yardımı yağdı gönüllüler orduya katıldı. Savaş çok kanlı oldu. Fransızlar 10.000 müttefikler ise bunun 3 katı zayiat vermişti. İspanya’dan müttefikler çıkarıldı. Fransızlar taarruz edebilir duruma geldiler. Bu savaşta ilk defa mutlak yönetici olan kral halka gitmek zorunda kaldı ve Fransızlar ülkelerini kurtardılar. 

25. SAVAŞ
Carrhae   MÖ 53 

Savaşanlar    : Romalılar  ile Partlar
Önemi    : Doğu Medeniyetinin Devam Etmesi
Hannibal’in istilasından sonra Roma’da 3 kişi öne çıktı. Bunlar Crassus, Pompey ve Caesar idi. İç savaşı engellemek için ülke üçe ayrıldı. Üçü de tek lider olmayı amaçlıyordu. Crassus kendini yeni Büyük İskender olarak görüyordu. Part ordusu eski Avrasya göçebelerininin askeri sistemlerinin gelişmiş bir şekliydi. Orduları at ve yaya dayanıyordu. Atları küçük fakat olağanüstü dayanıklıydı. Göçebeler boy liderlerinin emir komutasında savaşıyorlardı. Ermeni kralı Partların egemenliğinden memnun değildi. Romalılara 600 süvari göndermiş ve Partlarla düzlükte savaşılmaması, onları süvarinin etkisinin azalacağı dağlara çekmenin akıllıca olacağı tavsiyesinde bulunmuştu. Crassus’u ziyaret eden Araplar Part İmparatoru ordusunu toplamadan ellerini çabuk tutmalarını söylemişti. Böylece Crassus nehir kıyısından ayrılarak uçsuz bucaksız bozkırda ilerlemeye başladı. Part ordusu ile karşılaştıklarında Partlar çok az göründü onlara fakat her taraftan Part süvarileri belirmeye başladı ve Romalılar kuşatıldıklarını anladılar. Roma karşı taarruzları başarısız oldu. Romalılar yenildi. Crassus öldürüldü ve teslim olan Romalılar esir alındı. Crassusun ölümü Roma liderliği için geride Caesar ve Pompey’i bıraktı. Caesar Pompey’i yenerek tek başına iktidar oldu. Tarih boyunca  batının doğuya ve doğunun da batıya hükmetmek için çabaları oldu ama bunlar başarılı olamadı ve ortak dünya medeniyetinin oluşmasına engel oldu. Doğu ve batı arasındaki anlaşmazlık süregeldi.

26. SAVAŞ
İstanbul   MS 1453 

Savaşanlar    : Doğu Romalılar  ile Türkler
Önemi    : İslamın Avrupada Devam Etmesi
Surlarla çevrili İstanbul şehrinin sadece sembol olmasından kaynaklanmıyordu. İstanbul Anadolu’dan Balkanlara geçmek için ve Karadenizden Akdenize ulaşmak için en iyi yolun üzerindeydi. Sultan Mehmet iyi eğitimliydi birçok dili konuşabiliyor ve zamanın alimlerinden strateji üzerine dersler almıştı. Rumeli Hisarını yaptırarak İstanbul’un Karadeniz ile bağlantısını kesmişti. İstanbul birçok düşmanı tarafından kuşatılmıştı ama başarılı olamamışlardı. İstanbul güçlü surlarla çevrelenmişti. Surlarda oluşan hasarlar çabucak onarılmaktaydı. Ortodoks Bizanslılar Katolik Latinleri sevmezlerdi. Konstantine 200 bin kişilik Sultan Mehmed’in ordusuna karşılık 8 bin kişi ile şehri savunacaktı. Türk ordusunun en etkileyici bölümü topçusuydu. Sultan dünyanın ilk büyük topçusu olarak anılıyordu. Sultan dünyanın ilk düzenli topçu bombardımanına başladı. Ancak surların bombalarla yıkıldığında geride yeni bir sur inşa edildiği görülüyordu. Türkler Haliç ağzındaki zincirleri de kırmak istediler ancak başarılı olamadılar. 3 Ceneviz gemisi İstanbul’a yardım için gelerek Türk donanmasının içinden sıyrılarak şehre yardımı ulaştırdı. Sultan zincirleri kırarak Haliç’e giremeyince karadan 70 parça gemiyi kızaklar üzerinde taşıyarak Haliç’e indirdi. Tarruzlar sonucu surlardan geçit açılarak Türkler şehri ele geçirdi. Şehirdeki yağmayı Sultan Mehmet durdurdu. Şehirdeki hırıstiyanlara ibadet özgürlüğü tanıdı ve İstanbul bir Türk şehri oldu. İstanbulun düşmesiyle Roma İmparatorluğu sona erdi. Yeni Avrupa gücü olan Osmanlı İmparatorluğu İstanbul’u başşehri yaparak Balkanlar’a ve kısmen doğu Avrupa’ya egemen oldu. Roma ile beraber Orta Çağ da sona erdi.

27. SAVAŞ
Armada   MS 1588
 
Savaşanlar    : İspanyollar ile İngilizler
Önemi    : İngiltere’nin Büyük Güç Olması
İspanya dünyanın en büyük gücü olarak görünüyordu. Amerika’da birçok yeri fethetmişti. Askerleri Avrupanın en iyisi olarak bilinirdi. Fakat İspanya nüfus olarak Fransa’dan azdı. Gücünün kaynağı Amerika’nın altın ve gümüşüydü. Köle ticareti İspanya’nın tekelindeydi ve İngiltere Kraliçesinin köle ticaretine girmesi iki ülke arasında sürtüşmeye neden oldu. İki ülkenin ilişkileri kötüye gidiyordu. Elizabeth Hollandalı isyancılara yardım etmek üzere askerlerini gönderdi. Philip Santa Cruz’un İngiltere’yi Donanmayla fethetme planını inceleyerek küçük değişiklikle kabul etti. Santa Cruz vefat etti. Philip Sidonia’yı Donanma komutanı olarak atadı.  İspanyolların Donanması çok güçlü bilinse de İngiliz Donanması sayıca ve silah menzilleriyle İspanyollardan daha iyiydi. İspanyol donanması yola çıktı kanalda nöbetçi gemi ile karşılaştı. Donanmanın ikinci komutanı doğrudan Kraliyet donanmasına saldırılmasını teklif ettiyse de Sidonia Kralın talimatlarına aykırı olduğundan reddetti. Savaşta İspanyollar fazlaca zayiat verdi menzil dışı atışlar nedeniyle fazlaca barut harcamışlardı. İspanyol donanması Parma’ya dönmeye teşebbüs etti fakat rüzgar tersine dönmüştü. Mühimmat yiyecek eksikliği had safhaya ulaşmıştı. Ters rüzgarda çok sayıda gemi kaybolarak İskoçya ve İrlanda sahillerine vurarak parçalanmışlardı. Gemilerden kurtulan denizcilerin çoğu ise oradaki halklar tarafından öldürülmüşlerdi. İngilizlerin Donanması daha güçlüydü ama İspanyollara asıl zayiat verdiren hava koşulları olmuştu. Bu savaş donanmanın savaşılan bölgede dost deniz üslerine ihtiyaç duyduğunu gösterdi. Bu savaşın en önemli sonucu İngilizlerin güçlerine güven duymalarını sağlamasıdır. 

28. SAVAŞ
Marne    MS 1914 

Savaşanlar    : Fransizlar ve İngilizler ile Almanlar
Önemi    : Almanya’nın Avrupa’ya Egemen Olması
Schlieffen Planına göre Almanlar 40 gün içinde Paris’i ele geçirecek ve daha sonra doğuya doğru dönerek Rusya ile ilgilenecekti. Bu plan mükemmel demiryolu ağı ile gerçekleştirilecekti. Büyük orduları savaş alanına konuşlandırmak asıl sorunu oluşturuyordu. Demiryolu bu sorunu çözmüştü. Fransa Rusya ile dost olmuş ve eski düşmanı İngiltere’ye de dostça tavır sergiliyordu. Fransa Almanya’dan zayıf bir ülkeydi ama diğer ikisiyle birleşince Almanya’dan güçlü oluyordu. Schliffen planına göre zayıf savunulan Belçika-Fransa sınırından Belçika üzerinden geçerek Alman ordusunun sağ kanadı ile Fransız ordusunun sol kanadına ve gerisine taarruz edilecekti. Almanların zayıf sol kanadı Fransızları üzerine çekerek tuzak oluşturacaktı. Savaş beklendiği gibi başladı. Fransa ve sonra da İngilere Almanya’ya savaş açtı. Almanlar Belçika’da beklediklerinden daha fazla direnmeyle karşılaştılar. Fakat direnç gösteren yerler hovitzerler karşısında duramadı. Belçika’da Almanlar birçok sivili direniş gösterdikleri gerekçesiyle öldürdüler fakat Belçika’da halk direniş göstermesin diye silahları toplanmıştı. Sivilleri öldürenler tecrübeli askerler değil savaş görmemiş yedek askerlerdi. Belçika’nın yağmalanıp sivilerin öldürülmesi ahlaksızlık olduğu kadar ciddi bir hataydı ve bu olay tarafsız ülkeleri Almanların aleyhine çevirdi. Bir diğer hata ise sol kanat fazlasıyla direnç gösterip Fransızlar tuzağa düşürülememiş ve batı cephesindeki savaş uzadığından Ruslar Almanların beklediğinden daha hızlı harekete geçerek Almanlara taarruz etmiş ve Alman Genelkurmayı batı cephesinden kuvvet çekerek doğuya kaydırmak zorunda kalmıştı. Alman son kanadının taarruzları ilerliyordu fakat plana göre Parisiin batısından kuşatma yaplacaktı fakat sol kanat zamanından önce yön değiştirerek Parisiin doğusuna doğru manevra yaptı. Fransızlar genel karşı taarruza başladı. Alman keşif uçakları düşman ordularının Alman 1 ve 2. orduları arasındaki boşluktan ilerlediğini bildirince Moltke genel geri çekilme emri verdi ve Marne savaşı sona erdi. Kimse için kolay zafer yoktu. Batı cephesinde savaşlar siper savaşı şeklinde ve çok kanlı geçmişti. Doğu cephesi daha hareketliydi ama daha kansız değildi. Savaş devam ettiği sürece diğer ülkeler savaşa katılmıştı. Savaşla Avrupainın gücü de tükenmiş ve savaşı ekonomik kriz ve devrim dalgası takip etmişti.

29. SAVAŞ
Rodos ve Malta     MS 1522- 1565 

Savaşanlar    : San John Şovalyeleri  ile Türkler
Önemi    : Türk İslam ve Doğu Medeniyetinin Avrupaya Egemen Olması
Türkler 300 savaş gemisiyle gelmişlerdi. Rodosita ise 500 Şövalye ve 5.000 asker vardı. Sultan bir ay sonra daha fazla asker ve topla gelmişti. Tarihte ilk defa bir şehir patlayıcı mermilerle bombardıman ediliyordu. Rodos yeni tekniklere göre kuşatmaya hazırlanmıştı. Rodos için ilk deneme Sultan Mehmet döneminde olmuş zayiatlar nedeniyle Rodos alınmaktan vazgeçilmişti. Sultan Süleyman ticareti güven altına almak istiyordu fakat Rodos Şövalyeleri buna engel oluyordu ve sultan Rodos’u almaya karar verdi. Adanın kendisine teslim olmasını istedi fakat şövalyeler bunu kabul etmedi. Kuşatma uzun sürdü. Sultan kaleyi düşürmek için birçok yöntem denedi ama hepsine şövalyeler bir çözüm buldu. Sultan kış gelmeden adayı ele geçirmek istiyordu. Fakat havalar soğudu. Sultan büyük çaplı taarruzlardan vazgeçti. Kaleye ilk şartlarla teslim olmaları için elçi gönderdi. Şövalyeler belirtilen şartlarla teslimi kabul ettiler. Süleyman sözüne sadık kaldı ve şövalyeler ile sivil halkı Türk gemileri ile Girit adasına gönderdi. Süleyman Rodostaki kan çamur ve ölüleri asla unutmadı. Sonraki 4 yıl fetih davulu sessiz kaldı. Kral Charles San John Şovalyelerine Malta adasını verdi. Onlar da Akdeniz’deki Türk gemilerini engellemeye başladılar. Türk donanmasının başına Barbaros’tan sonra Turgut Reis getirilmişti. Sultan Süleyman Malta’ya saldırılması emrini verdi. Malta kuşatması günlerce sürdü ancak başarılı olamadı. İspanya donanmasının geldiği haberi üzerine Osmanlı gemileri adadan ayrıldı. Bundan sonra  Süleyman Avusturya’ya sefere çıktı ve seferdeyken vefat etti. Onun döneminde Osmanlı en güçlü dönemini yaşadı fakat yine onun döneminde Rodos ve Malta kuşatmalarıyla uzun sürecek olan zayıflama süreci başladı.

30. SAVAŞ
Tours      MS 732 

Savaşanlar    : Franklar ile Endülüsler 
Önemi    : Hırıstiyanlık ve Batı Medeniyetinin Devam Etmesi
Yüzyıl içinde Müslüman Araplar Suriye, Mezopotamya, Pers Ülkesi, Kuzey Afrika ve Cebeli Tarıktan geçerek İspanya’yı fethetti. Müslümanların fethi yağmalama akınları ile sürüyordu. Akınları fetihler takip ediyordu. Bu dönemde Frank Vizigot ve Galler çeşitli sorunlar yaşıyorlardı. Endülüsler Pirene dağlarının doğusundan geliyorlardı. İki taraf Poitiers yakınında karşılaştı. Karşılıklı saldırılar sonucunda Frank hattı kırılmadı. Batının askerleri bir duvar gibi hareketsiz direndi. İkinci gün Franklar baktıklarında Müslümanları bulamadılar. Bilinen gerçek ise Emir geri dönemedi. Emirin yokluğunda düzenli ve güçlü imparatorluk düzensiz bir göçebe sürüsüne dönüştü. Savaştan sonra Charles Frank askeri sisteminde reforma gitti. Piyadeler etkili olmasına rağmen onlardan daha hızlı olan süvariye ihtiyaç olduğuna karar vererek süvarileri oluşturdu.

31. SAVAŞ
Tanga     MS 1914 

Savaşanlar    : Almanlar ile İngilizler 
Önemi    : Kısa dönemde Doğu Afrikanın kontrolü Uzun dönemde Savaş alanında ırkların eşit olduğunu göstermesi Doğu Afrika’da Almanlar ve İngilizler farklı politika uyguluyorlardı. Almanlar yeni okullar açıyor kahve yetiştirme alanları kuruyorlardı. İngilizler ise Afrikalıların düşük kapasitede oldukları ve ancak uşaklık yapabileceklerine inanıyordu. Alman yönetici ile askeri yetkilisi genelde ortak anlayıştaydı. Bir konuda anlaşamıyorlardı. Yönetici Doğu Afrikanın savaşa girmesinin uygun olmadığını Askeri yetkili ise İngilizlerin güçlerini oralara dağıtmasının Almanya’nın Avrupa’daki durumunu güçlendireceğini düşünüyordu. Almanların Doğu Afrika ordusu birkaç yüz askerden oluşuyordu. Yeni tüfekler istenmiş ancak az miktarda tedarik edilebilmişti. İngiliz tarafında ise Afrikalılara silah verilmeye korkuluyordu kendilerine karşı kullanılır endişesiyle. Savaş başladığında Doğu Afrika’ya da sıçradı. Almanlar az sayıda askere sahipti ve bu sayıyı arttırmak için asker toplamaya başladılar. İngilizler Hindistan’dan asker yollamaya karar verdiler. Askerleri Tanga’ya çıkardılar. Almanlar orada onları karşıladılar. Bölge ormalıktı ve Hintliler ilerleyemediler. Alman Afrikalı ordusu karşı taarruza geçti ve Hintlilere zayiat verdirdi. Şafak vakti Alman askerleri kontrolü ele geçirmişti. İngilizler ateşkes için beyaz bayrak çektiler. Tanga savaşı Siyahların da beyazlar kadar iyi savaşabileceklerini gösterdi. Beyazların düşüncesinde önemli değişiklik olmadı fakat siyahlar beyazların yenilmez olduğu düşüncesinin doğru olmadığını anladılar.

32. SAVAŞ
Chalons     MS 451 

Savaşanlar    : Romalılar  ile Hunlar  
Önemi    : Chalons Orta Çağın gerçek başlangıcını gösterir.
Roma İmparatorunun kızkardeşi sevdiğinden başkası ile evlendirilmek istenmesi üzerine Attila’ya içinde yüzük olan bir mesaj göndermişti. Atilla da bunu  evlenme teklifi olarak kabul etmişti. Attila’nın tek hedefi vardı o da güçtü. Hun ordusu ile Roma ordusu birbirine benzerdi. Almanlar ve süvari ile Roma komutanı onun eski arkadaşıydı. İki ordu karşılaştı. Aetius ordusunu U şeklinde tertipledi. Vizigot ve Romalıları karşılıklı kanatlarda tertipledi. Ortaya tam güvenmediği Alan ve Frankları yerleştirdi. Attila süvarileriyle ortadan saldırdı. Ancak Alanlar yaya olarak süvarilere ummadığı direnişi  gösterdi. Vizigot kralı atından düşerek öldürüldü. Attila geri çekilme emri verdi. Fakat sonraki yıl Attila Roma’yı istila etti Papa ile görüştü ve ilkesine geri döndü. Bu istila ile Ortaçağ başlamış ve Roma imparatorluğu ile Batı sona ermişti. 

33. SAVAŞ
Toloso   MS 1212
 
Savaşanlar    : İspanyollar ve Endülüsler 
Önemi    : İspanyaidaki İslamın sona ermesi ve İspanyolların büyük güç olması.
İslam İmparatorluğu aslında Arap imparatorluğu idi. Tüm üst mevkilerde Araplar vardı. İmparatorluğun en geniş sınırlara ulaşmasıyla iç ve dış düşmanları imparatorluğun büyümesini durdurmuştu. Endülüsler İspanya’ya kendi edebiyatlarını Perslerden aldıkları sanat ve mimarlığı yunanlılardan öğrendikleri bilim ve matematiği getirmişlerdi. İspanya’daki hırıstiyan ve yahudiler inançlarını yerine getirebiliyordu. Yahudiler diğer Avrupa ülkelerinden buraya gelmeye ve İspanya bir medeniyet merkezi olmaya başladı. El Nazır’ın planı hırıstiyanları kendi üzerine çekip onları lojistik destekten uzaklaştırmaktı. Plan başarılıydı fakat tepeler arasında küçük bir alanda ordunun tertiplenmesi uygun değildi. Böylece İslam ordusu hızlı hareket eden süvarilerinden yeterince faydalanamayacaktı. Ayrıca Hırıstiyanlar daha başarılı oldukları yakın muharebe ile avantaj sağlayacaklardı. Savaş başladı iki ordu çarpışırken satrançta Şah Mat da olduğu gibi İslam ordusu kralı ölmüş ve orduda panik başlamıştı. İslam ordusunun çoğu öldürülmekten kurtulamadı. Savaş sonucunda İspanya’nın olduğu kadar Kuzey Afrika’nın da savaşçı kadrolarını ortadan kaldırıldı. Müslüman tehdidi ortadan kalktı. İspanya tek yönetim altında birleşti ve yeni fetihler için yönünü Amerika’ya çevirdi.

34. SAVAŞ
Gupta   MS 1180 

Savaşanlar    : Moğollar ile Keraitler
Önemi    : Cengiz Han’ın yükselişi ve Avrupa’yı Moğol istilası
Gobi çölü genişlemekte ve hayvanlarını beslemek için yeni otlaklar bulmak zorundaydılar. Burada kavimlerin çoğu göç etti. Kalanlar ise daha verimli yerler için mücadele etmek zorunda kaldı. Moğollar en zayıf kabileydi. Çin sınırında yaşarlardı ve çoğu Tatarlar ile karışmıştı. Timuçin barış zamanını ordusuna savaşçı yetiştirerek geçirdi. Askeri düzeni sivil yönetim için esas aldı. Moğollar Tuğrul Han ve Çinliler Tatarlara karşı birleşti ve onların üzerine sefere çıkarak yenilgiye uğrattılar. Timuçin ve Tuğrul Hanlar steplerde birlikte savaştılar. Fakat Timuçin’in güçlenmesi Kerait prensini rahatsız etti. Timuçin’in üzerine saldırdı. Timuçin’in ordusu uzaktaydı. Sarayını bırakarak dağlara çekildi. Moğollar az sayılarına rağmen Göçebe taktiğine göre savaştılar. Keraitler geri çekildiler. Oradaki kavimler Timuçin’in ordusuna katıldılar. Timuçin Wang Han’in Kerait Kampına saldırdı onları teslime zorladı. Kerait savaşçılarını ordusuna kattı. Kurultayı topladı orada kavimlerin lideri seçildi. Bütün insanların  lideri anlamında Cengiz Han adını aldı. Büyük İskender’le kıyaslanabilecek şekilde fetihlerde bulundu ve imparatorluğunu Karadenizden Pasifik okyanusuna uzanan duruma getirdi. Fakat onun İmparatorluğu ölümü ile parçalanmadı. Sonraki barış döneminde batı ile doğu arasında ticaret ve fikir alışverişi sağlandı.

35. SAVAŞ
Chickamauga MS 1863  

Savaşanlar    : Federasyon Kuvvetleri ile Konfederasyon Kuvvetleri
Önemi    : Amerikan Birliğinin geleceği
    Cumberland birleşik birliklerine general William Rosecrans, Tennessee
konfederasyon birliklerine general Braxton Bragg liderlik etmiştir. Konfederasyon, ordularına eyalet isimleri verirken, federasyon ordularına nehirlerin isimlerini vermiştir.General Lee, güneyli ordunun başına geçer. Lee, Mcclellan'a saldırır. iki taraf da büyük kayıplar verir, Mcclellan Washington'a doğru geri çekilmeye başlar. Lee ile Mcclellan karşı karşıya gelir, kuzeyliler sayısal üstünlükleriyle güneylileri durdurur. Lee, Virginia'ya çekilir. Bu Amerikan askeri tarihinin en kanlı günüdür. Kuzeyliler, güneyli general Lee'ye bir kez daha yenilir, 130 binlik kuzey ordusu 17 bin, 60 binlik güneyli ordusu 13 bin kayıp verir. 3 Haziran 1863 tarihinde general Lee, kuzey'i bir daha işgale girişir bu arada Lincoln ordunun generallerini değiştirerek, bir general gibi savaşı yönlendirmektedir. Kuzeyliler Vicksburg'u, böylelikle de hemen hemen tüm Mississippi ırmağını ele geçirir, güneyliler fiili olarak ikiye bölünmüş durumdadır.Güneyliler Chickamauga'da kuzeyliler'i yener, Tennessee'deki kuzeylileri kuşatır. Kuzeyliler, Tennessee'de kuşatılanlara yardıma gelirler, güneyliler süpürülür.

36. SAVAŞ
Lepanto (İnebahtı) MS 1571  

Savaşanlar    : İspanyollar, Venedikliler ve müttefikleri ile Türkler
Önemi    : Türklerin Akdeniz’deki üstünlüğü
O dönemde Kıbrıs, oldukça hareketli Mısır-İstanbul deniz ticaret yolu üzerinde önemli bir engeldi. Burası Venediklilerin elinde bulunuyor, adada yuvalanan, Venedik desteğindeki Hıristiyan korsanlar sık sık ticaret ve hac gemilerini vuruyorlardı. Kıbrıs'ın, vaktiyle bir Müslüman ülke olduğu gerekçesiyle fetva alınıp savaş açıldı. Kıbrıs'ın önemli merkezleri Lefkoşe ve Magosa, zorlu mücadelelerden sonra zapt edildi ve fethi tamamlandıktan sonra Kıbrıs, beylerbeylik haline getirildi.Osmanlılar'ın Kıbrıs adasını almaları, Avrupa'da büyük tepkilere yol açtı. Bunun sonucu olarak Papa, İspanya kralı ve Venedik dukası, Osmanlılara karşı birleştiler. Bu birleşmeyi imza ile de onayladılar. Kutsal ittifak adı verilen bu antlaşmayı, Osmanlılar, gizlice öğrendiler. Osmanlı Dîvanı Avrupa karşısına güçlü bir donanma ile çıkma konusunda karara vardı. İstanbul'a gelen ikinci bir haber, Türk sularına gelmekte olan Haçlı donanması ile ilgiliydi. Sokullu, bu donanmayı durdurmak görevini de gene bir kara ordusu kumandanı olan Pertev Paşa'ya verdi.Osmanlılara karşı meydana getirilen Haçlı donanmasının başına, Hollanda genel valisi Don Juan (Avusturyalı Johann) getirildi. Venedik donanmasının başında Vaniero, Cenevizlilerinkinde Giovanni - Andrea Doria, Papalık donanmasında da dük Marco Antonio Collonna vardı. İki donanma, dünya tarihinin en büyük savaşlarından birine başladı. Türk donanması bozuldu. 142 gemi yok oldu, 20 bin Türk askeri şehid oldu. İnebahtı faciasından sonra, yeni donanma, devlete Akdeniz'deki eski kudretini kazandıramamıştır. Artık, Avrupa siyasetini yönlendirecek ve ticaret yollarını hakimiyet altına alacak Hint Seferleri gibi büyük projelere de tevessül edilememiştir.

37. SAVAŞ
New Orleans MS 1814  

Savaşanlar    : Amerikalılar ile İngilizler
Önemi    : Amerika Birleşik devletlerinin bağımsızlığının teyiti
    İngiltere ile Fransa arasındaki, dünya çevresindeki savaş kızıştığından, İngiliz donanması Amerikan alış-veriş gemilerini durdurup Amerikan denizcilerini İngiliz donanmasına Fransızlara karsı çarpışmak üzere istek ve seçimleri dışında almaya başladı. Bu da, genç ABD’nin, Fransa ile olan yüksek kertedeki yasam alışverişini büyük ölçüde aksattığından, 1812 yılında ABD'nin İngiltere’ye savaş açmasına neden oldu. İngiltere, Fransa ve ABD ile savaşırken, Fransa da, Napolyon'un liderliğinde Ruslarla da savaşa girdi. ABD’nin ne savaş bilen komutanları, ne de donanması vardı. İngiliz donanması ABD limanlarını kapattı; İngiliz birlikleri Washington'a girip, Beyaz Sarayı ve diğer önemli yapıları yaktılar. Amerikalılar da karada çete, denizde de korsan savaşları vermeye başladılar. Amerikan donanması Büyük Göllerde de İngilizlerle vuruşmalara girdi. ABD’nin yedinci Başkanı olarak görev yapacak olan (1829-1837) Andrew Jackson komutasındaki kara birlikleri, hiç beklenmedik düzeyde güçlükleri yenerek New Orleans'a vardı ve İngiliz birliklerini yendi. Ghent antlaşması ile 1814 yılı sonunda savaş sona erdi.

38. SAVAŞ
Petrograd MS 1917 
 
Savaşanlar    : Rus çeteleri ile Rus hükümetleri
Önemi    : Komünist bir devletin oluşturulması daha sonra dünyayı etkilemesi
Bu devrim Birinci Savaş’ın orta yerinde kimsenin devrim beklemediği bir anda tıpkı 1905 Devrimi gibi kendiliğinden patlak verdi, kendiliğinden bir devrimdi. Çünkü onu ne bir parti, ne de ayaklanma planı hazırladı. Ayaklanma (devrim)’ya götüren olaylar 1905’teki Kanlı Pazar’ın yıldönümünün anıldığı 9 Ocak 1917 günü nedeniyle Petrograd, Moskova ve diğer kentlerde yapılan gösteriler ve grevlerle başladı ve giderek Kahrolsun Savaş gibi sloganlarla 26 Şubat’ta Çarlığa karşı bir ayaklanmaya dönüştü. Polis ve Ordu ile işçiler arasında silahlı çatışmalar yaşandı. “Çarlığa karşı silahlı mücadeleye devam edin” diyen Bolşevikler, Devrimci Bir Geçici Hükümet kurulması çağrısında bulundular. İsyana on binlerce asker de katıldı. Yani ordu da bölünmüştü. 27 Şubat 1917’de Ayaklanma (Devrim) ilkin Petrograd’da zafer kazandı. Ardından bu haberin duyulduğu her yerde benzer ayaklanmalar oldu ve sonuç devrimin/ayaklanmanın zafer kazanması oldu.Rus İç Savaşı, 1917 ve 1922 yılları arası süren savaş. Geçici Rus hükümetinin çökmesi ve Bolşeviklerin Petrograd'ı ele geçirmesiyle başladı. Rusya Millet Meclisi'nin Lenin tarafından dağıtılmasından sonra şiddetlendi. Çarpışmaların çoğunluğu Kızıl Ordu olarak bilinen komünist birlikler ve Beyaz Ordu olarak bilinen anti komünist birlikler arasında gerçekleşti. Savaşın galibi olan komünistler 1922 yılında Sovyetler Birliği'ni kurdular.

39. SAVAŞ
Fransa MS 1918  

Savaşanlar    : Fransız, İngiliz ve Amerikalılar ile Almanlar
Önemi    : Almanya’ nın Avrupa’ya tekrar hakim olma ihtimali
    1918'de kısa bir süreliğine Batı cephesindeki savaş hızlandı. Alman askerleri Paris'e yaklaştı. Fransız ordusunun da işi bitiyor gibiydi. Sonra Chateau-Thierry'de Alman ordusu Amerikan birliklerine rastladı. Önce binlerce, sonra on binlerce ve 1918'e gelindiğinde yüz binlerce Amerikan askeri vardı. Deneyimsiz olsalar da hayli hevesliydiler ve bu savaşın başından beri pek görülmemiş bir şeydi. İtilaf Devletleri açısından Batı Cephesi’nde 1918 yılının ilk aylarındaki temel sorun, Alman kuvvetlerinin Doğu Cephesi’nden aktardıkları kuvvetler karşısında, Amerikan birlikleri kıtaya ulaşıncaya kadar direnebilmektir.Alman saldırısı 21 Mart 1918 tarihinde başlatılmıştır. Kısmı başarılar sağlayan Alman taarruzları, Temmuz ayı ortalarında Fransız birliklerinin hafif tankların desteğinde giriştikleri karşı saldırılarla durmuş, hemen ardından da düzensiz bir geri çekilmeye dönüşmüştür.Eylül ayında Amerikan birliklerinin de katıldığı bir harekat planlanmıştır. Bu plana göre İtilaf Orduları dört kol üzerinden saldırıya geçerek Alman cephesinin geri bağlantısını keseceklerdir. Çeşitli nedenlerle bu amaca ulaşılmamış olmasına karşın harekat Alman Genel Kurmayı üzerinde savaşın geleceği ile ilgili genel bir umutsuzluk yaratmıştır. 3 Ekim 1918 tarihinde ABD ile gizli ateşkes görüşmelerine başlanmıştır.

40. SAVAŞ
Alamo and San Jacinto MS 1836  

Savaşanlar    : Teksaslılar ile Meksikalılar
Önemi    : Teksas’ın bağımsızlık mücadelesi sonucu Amerikan Meksika savaşının başlaması ve Amerika Birleşik Devletlerinin topraklarının genişlemesi
    Amerikalılar, 1820’ler boyunca, uçsuz bucaksız Texas topraklarında, genellikle Meksika hükümeti tarafından bağışlanan arazide yerleştiler. Ancak, sayılarının giderek çoğalması yetkili makamları kısa zamanda ürküttü ve daha fazla göçmen alınması 1830’da yasaklandı. General Antonio Lopez de Santa Anna 1834’te Meksika’da bir diktatörlük kurdu ve bunu izleyen yıl içinde Texaslılar ayaklandılar. Santa Anna, ünlü Alamo kuşatması sonunda 1836’da Amerikalı asileri yendi; fakat, Sam Houston komutasındaki Texaslılar, bir ay sonra San Jacinto Savaşı sonucunda Meksika ordusunu yok edip Santa Anna’yı yakalayarak Texas’ın bağımsızlığını güvence altına aldılar. Texas, yaklaşık on yıl kadar bağımsız bir cumhuriyet konumunu korudu ve 1845’te 28’inci eyalet oldu.

41. SAVAŞ
Wu-Sung MS 1862  

Savaşanlar    : Muzaffer Ordu ile Direnişçiler
Önemi    : Çin’in kaderi
    Çin, uzun yıllar batıya kapalı kaldı. Çin’in batıya açılması 19. yüzyıl ortalarında başladı. Bu yıllarda Portekiz, İngiltere, Fransa, ABD ile ticari, siyasi münasebetler başladı. Bunlardan İngilizler, Hint pamuklukları ve afyonunu, çay ve ipekle değiştiriyorlardı. Çin üst makamları bu ticareti engellemeye çalıştılar. Bununla ilgili olarak afyon ithalini yasaklayan kararlar aldılar. Bunun üzerine İngilizlerle anlaşmazlıklar çıktı ve savaşlar başladı. Ancak bu savaşlar İngilizlerin galibiyeti ile sona erdi (1842).Yapılan anlaşma sonunda İngilizler daha geniş haklara sahip oldular. Bunun neticesi olarak beş Çin limanı İngilizlere açıldı ve Hong Kong Adası da İngilizlere bırakıldı. Bu savaşlara Afyon Savaşı adı verildi. Daha sonra yapılan anlaşmalarla ABD ve Fransa’ya aynı haklar tanındı.Zamanla anlaşmaların uygulanması aksadı. Çinliler yabancıları ülkelerinden atmak istiyorlardı. Fakat onlar elde ettikleri imtiyazları geri vermeye niyetli olmadıkları gibi, bunları az buldular. Böylece, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında ülkede ayaklanmalar oldu. Fakat bu ayaklanmalar yabancı güçler tarafından bastırıldı. 1858 yılında anlaşma uyarınca İngiliz ve Fransızlar yeni haklar kazandılar. Bir müddet sonra aynı menfaatler ABD ve Rusya’ya da tanındı. Bu olaylardan sonra, Çin’de bir sükunet dönemi başladı.

42. SAVAŞ
Waterloo MS 1815  

Savaşanlar    : Fransızlar ile İngilizler ve Prusyalılar
Önemi    : Ya Napolyon’un diktatör cumhuriyeti ya da reaksiyoner monarşi Avrupa’da baskın hale gelecekti
    18 Haziran 1815 tarihinde, Fransa İmparatoru Napolyon'un son savaşıdır. Savaş İngiltere-Almanya ittifak güçleriyle Fransa arasında geçmiştir.Savaşta İngilizlere Dük Wellington, Prusyalılara ise Gebhard von Blücher komuta etmiştir. Müttefikler, Fransa'nın kuzeydoğusuna doğru saldırmayı düşünürken Napolyon onlara Belçika'da bir engelleyici saldırıda bulunmuş, sonrasında bu Waterloo Savaşı'na dönüşmüştür.Öncelikle İngiliz ordusuyla karşılaşan Napolyon, üstün görünürken süvari birliklerinin yanlış bir manevrayla hemen hemen savaşı İngilizlerin lehine çevirmiş, en sonra Almanların yetişmesi Fransızların yenilgisini bozguna dönüştürmüş ve savaş hemen hemen tüm Fransız ordusunun imhası ya da esaretiyle sonuçlanmıştır.

43. SAVAŞ
Kadisiye MÖ 637  

Savaşanlar    : Araplar ile İranlılar
Önemi    : İslamın genişlemesi
    Yapılan bu savaşı Müslümanlar kazanarak, İran’ın iç bölgelerine kadar ilerlediler. Sasanilerin merkezi Medain ele geçirildi. Irak ve Batı İran Arapların eline geçti. Irak’ta Basra ve Kufe kentleri kurularak Müslümanlar buralara yerleştirildiler. Yukarı Mezopotamya fethedildi.

44. SAVAŞ
Kazan MS 1552  

Savaşanlar    : Ruslarla ile Moğollar
Önemi    : Rusya’nın Moğol üstünlüğünü sona erdirmesi ve tamamen bağımsız olması
İdil-Bulgar devleti o kadar güçlü konumda idi ki 13.yy başlarında dünyayı ve özellikle bu bölgeyi kasıp kavuran Moğol İmparatoru Cengiz Han’a karşı güçlü direniş sergiler ve 1223’de Cengiz Han’ın ordularını darmadağın ederek topraklarını korurlar. Hatta uzun sürede bölgeyi Moğol istilalarında uzak tutarlar. Ancak Cengiz Han’ın torunu Batu Han’a karşı yenilirler ve daha sonra bu bölgede Altın Ordu Devleti kurulur (1236). XV. yy’ın ikinci yarısında Altın Ordu Devletinin çözülme devrinde Altın Ordu’nun hakim olduğu bölgelerde Kazan, Kırım, Kasım, Astrahan, Sibir Hanlıkları ve bağımsız Nogay Uruğları meydana gelir. Kazan Hanlığının halkını temel olarak Türkler oluşturur. Bunlar İdil Bulgar Devletinin sakinleridir. Kazan Hanlığı 2 Ekim 1552 yılına kadar bağımsızlığını devam ettirir. Ancak 1547 den başlayan Rus Çarı korkunç İvan’ın hücumları şiddetlenerek devam eder.1 Ağustos 1552’de Ruslarla Kazan Hanlığı anlaşmaya varır ve bu anlaşma gereği Süyümbike Han’ı ve oğlu çocuk Han Ütemiş Giray Ruslara teslim edilir. Süyümbike hanım milletinin selameti için kendini ve oğlunu feda eder. Bunun karşılığında Rus Çarı Kazan Hanlığına saldırmayacağı sözünü verir. Ancak sözünde durmaz ve 2 Ekim 1552’de Kazan Hanlığına kanlı bir şekilde son verir.

45. SAVAŞ
Lützen MS 1632  

Savaşanlar    : Kutsal Roma İmparatorluğunun Kuvvetleri ile İsveç ordusu ve Protestan Alman kuvvetleri
Önemi    : Katoliklik veya Protestanlığın Almanya’da baskın hale gelmesi ve Almanya’nın birlik oluşturması
1618 yılında, İmparator’un gücünün artmasını istemeyenlerin ve Protestanlar’ın Bohemya’da başlattığı ayaklanma, uzun sürecek savaşlar dizisini başlatan kıvılcım oldu. Kendisi de bir Protestan olan Danimarka kralı 4. Christian, Roma-Germen İmparatorluğu’ndaki Protestanların yenilgiye uğramasından rahatsız olmuştu. İngiltere, Fransa ve Hollanda’dan aldığı destekle birlikte kendisini Protestanlığın savunucusu ilan etti ve İmparator’a ve Katoliklere karşı savaşa katıldı. Ama kendisini destekleyen devletlerin iç sorunlar yüzünden zayıf olması sebebiyle yenildi ve İmparatorla barış yapmak zorunda kalarak savaştan çekildi. Danimarka’nın çekilmesi, savaşı bitirmedi. Bu sefer, İsveç Kralı II. Gustaf Adolf (Gustavus Adolphus), Protestanları destekledi ve İmparatorluğa saldırdı. Danimarka kralı 4. Christian gibi kendisi de Fransa ve Hollanda tarafından destekleniyordu. Savaşın başında zaferler kazanmasına rağmen, 1632’de Lützen Savaşı sırasında öldü. 1634’te ise Protestan güçler yenilgiye uğradı. İsveç ile Roma-German İmparatorluğu (ve Katolikler) arasında yapılan barışa göre Alman prensliklerinin dış devletlerle ittifak yapması engelleniyor ve Alman prensiliklerinin ayrı ayrı olan orduları, İmparator’un liderliği altında birleştiriliyordu. Yani, siyasi gücü çok zayıflamış olan Kutsal-Roma Germen İmparatorluru tekrar güçleniyordu.

46. SAVAŞ
Manila Körfezi MS 1898  

Savaşanlar    : Amerikalılar ile İspanyollar
Önemi    : Birleşik Devletlerin büyük devlet statüsüne ulaşma hevesi
1890’lara gelindiğinde, İspanya’nın Yeni Dünya’daki büyük imparatorluğundan geriye sadece Küba ve Portoriko kalmış bulunuyor, Filipin Adaları da Büyük Okyanus’taki İspanyol gücünün merkezini oluşturuyordu. Savaşın çıkmasının üç temel kaynağı vardı: halkın katı İspanyol yönetimine karşısı düşmanlık duyması; Amerika’nın bağımsızlık taleplerine hoşgörüyle bakması; Birleşik Devletler’de, bir parça da, “aşırı milliyetçi” olan ve heyecan yaratan basının teşvikiyle, yeni bir ulusal güven duygusunun ortaya çıkması.
Savaşın ilanından bir hafta sonra, o sırada Hong Kong’da bulunan Tuğamiral George Dewey, altı gemiden oluşan bir küçük filo ile Filipinler’e hareket etti. Orada üslenmiş olan İspanyol filosunun Amerikan sularına girmesini önlemekle görevlendirilmişti. Tüm İspanyol filosunu demirlemiş durumda yakaladı ve bir tek Amerikalı yaşamını yitirmeden filoyu tahrip etti. İspanya kısa bir süre sonra barış talebinde bulundu ve 10 Aralık 1898’de imzalanan antlaşma uyarınca Küba, bağımsızlığa kavuşuncaya kadar geçici olarak işgal altında kalmak üzere, Amerika’ya devredildi. İspanya, buna ek olarak, Portoriko ile Guam’ı savaş tazminatı olarak ve Flipinler’i de 20 milyon dolar karşılığında terk etti.1898’de patlayan İspanya-Amerika savaşı, Amerikan tarihinde bir dönüm noktası oluşturmuştur. Savaşın sona ermesinden birkaç yıl sonra, Birleşik Devletler, Antil Denizi’ndeki adaları, Büyük Okyanus’un orta kesimi ve Asya kıtasına yakın kesimi kontrol ediyor ya da oralarda etkisini gösteriyordu.
   
47. SAVAŞ
Tet MS 1968  

Savaşanlar    : Amerikalılar ve Güney Vietnamlı müttefikleri ile Viet Kong ve Kuzey Vietnamlılar
Önemi    : Anti komünist Güney Vietnam hükümetinin devam etmesi ve Amerikalı hükümet çalışanlarının ülkedeki itibarlarının korunması
1964 Kasım ve Aralık aylarında; Güney Vietnamlı Ulusal Özgürlük Cephesi gerillaları, bombalı saldırılarda 7 Amerikalı danışmanın ölümüne, yüzlercesinin de yaralanmasına sebep oldular. Şubat 1965’e gelindiğinde Amerikan yönetimi Saygon hükümeti düşmek üzere olduğundan ve Birleşik Devletler acil bir şeyler yapması gerektiğinden, aksi taktirde Vietnam’ın yitirileceği ve dolayısıyla Amerika’nın uluslararası prestij ve etkisinin zarar göreceğinden emindi . Bu doğrultuda, Johnson ve danışmanları savaşı bir bakıma Amerikanlaştırmaya başladılar. Kuzey Vietnam’a savaş uçakları ve Güney Vietnam’a 3.200 denizci gönderildi. Haziran ayına gelindiğinde Vietnam’da 75.000 Amerikan askeri bulunuyordu. Amerikan askeri sayısındaki her artış Vietkong’un ve Kuzey Vietnam’ın dayanıklılığını daha da arttırıyordu. Karşılık olarak Amerikan askeri sayısı daha da artmaktaydı. 1968’e gelindiğinde 500.000 Amerikan askeri bölgede savaşmaktaydı. Amerikan yönetimi ve Pentagon’a göre, güçlü Amerikan silahlı güçlerinin zayıf Kuzey Vietnam ve Vietkong güçleri karşısında yenilmesi düşünülemezdi bile.Başkan Johnson, düşmanın peş peşe mağlup edildiğini ve Amerika’nın savaşı kazanmak üzere olmasıyla böbürlenmeyi sürdürürken, Vietkong Ocak 1968’in son günü, Güney Vietnam’da Tet Saldırısını devreye soktu. Bu çerçevede 36 taşra merkezi, 64 kasaba, sayısız köy ve ayrıca Saygon’daki Amerikan elçiliğine saldırılar düzenlendi. Savaş; 1968’de Johnson’ın giderek yerine, savaşa son verme vaadinde bulunan Richard Nixon’ın Beyaz Saray’a çıkmasına yardımcı odu. Fakat O da, Johnson’ın kaldığı yerden başlamış görünüyordu. Selefleri gibi Nixon da , Amerika müttefiki Güney Vietnam’ı yarı yolda bırakırsa Amerikan prestijine ne olur sorusu çerçevesinde “Amerikan Güvenilirliği” konusunda endişeleniyordu.

48. SAVAŞ
Roma MÖ 390  

Savaşanlar    : Romalılar ile Galliler
Önemi    : Klasik medeniyet, Romanın yenilmesi sonucu Roma Lejyonu fikri oluşmuştur
    Romalılar için yeni bir tehlike doğmuştur ; bu Kuzeyden gelen Keltlerdir. Keltler’in savaş biçimlerine alışkın olmayan Romalılar topraklarını Keltler’e kaptırmaya başlarlar. MÖ 350’de Mediolanum ( Milano ) bir Kelt şehri olarak kurulur. Keltler MÖ 390’da Capitol’e kadar ulaşmışlardır. Keltler, kuşkusuz Germenlerin baskısıyla, Avrupa’nın her yanına yayıldılar. MS IV. yy’da İtalya’ya girerek 390’da Roma’yı yağmaladılar. Kuzeyde Keltler , güneyde de Romalılar arasında kalan Etrüskler, Roma’nın Kelt istilaları altında zayıflamasını fırsat bilerek son bir çaba da bulundularsa da başarılı olamadılar. MÖ dördüncü yüzyılın ortalarında Etrüsk İmparatorluğu artık bir hatıra olmuştur. Etrüskler iyice sıkışıp güçlerini kaybetmişlerdir. Keltler’in Roma tarafından bozguna uğrayıp İtalya’yı terketmesi ile bölge Roma’ya kalmıştır.

49. SAVAŞ
Sedan MS 1870  

Savaşanlar    : Almanlar ile Fransızlar
Önemi    : Gerçekten birleşmiş bir Almanya’nın oluşturulması
    Alman Milli Birliği, 1848 ihtilalleri döneminde başlayıp Sedan Savaşı sonunda tamamlanan tarihi süreçtir. 1848 ihtilalleri sonunda Almanya'da milliyetçilik ve halkçılık hareketleri canlandı. Alman yazar ve tarihçilerinin Alman Birliğinin kurulması yolundaki çabaları da bir hayli arttı. Almanya'nın giderek güçlenmesi karşısında Fransa endişeye kapıldı. Bu sırada İspanya'da irticai faaliyetler başladı ve halk Prusya hanedanına mensup bir prensi kral seçmek istedi. Prusya isteği kabul etti. Fransa buna sert tepki gösterdi. Gelişmeler Fransa ile Prusya'yı karşı karşıya getirdi. Fransa Kralı III. Napolyon 17 Temmuz 1870'te Prusya'ya savaş ilan etti. Ancak, 80 bin kişilik ordusuyla l Eylül 1871'de Sedan'da Prusya kuvvetlerine esir düştü. Bu olay üzerine Paris'te isyan başladı. 4 Eylül'de Fransa'da cumhuriyet ilan edildi. Böylece Fransa'da Üçüncü Cumhuriyet Devri başladı.

50. SAVAŞ
Poltava MS 1709  

Savaşanlar    : Ruslar ile İsveçliler
Önemi    : Rusya’nın Avrupa’da büyük bir güç olma hevesi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder